Aracılar harikadır… Yaşam muhteşemdir…

Bazen bir insanı ilk gördüğünüzde, gözlerine ilk baktığınızda, ilk duyduğunuzda, ilk iletişime geçtiğinizde, ruhunuzun o ruh ile özel bir bağı olduğunu hissedersiniz.

Kimi zaman sevgi duygusudur öne çıkan, kimi zaman merak… Kimi zaman ise irrite edici gelmesine rağmen bir çekilme hissi…

Çoğu zaman bunlar bir ruhsal kontrat vaktinin geldiğinin işaretidir. Eğer düşüncenin, duygunun enerjisinin nasıl işlediğini bilmiyorsa bir kişi bu tür hislere abartılı anlamlar yüklemeye eğilimli olabilir. Aşk gibi, tutku gibi, rekabet etmesi gerekir gibi, çok şey beklemesi gerektiği gibi anlamlar yükleyebilir.

Oysa bu hisler sadece yeni veya hala öğrenemediğiniz bir ders için yeni bir fırsatın geldiğinin işaretidir çoğu zaman… Bu ders olumlu ve muhteşem olabileceği gibi, bizim acıyı yaşayabilme, sabrı öğrenme, kendimizi fark etme veya hayır diyebilme gibi becerilerimizi geliştirebileceğimiz (zihnimiz için olumsuz) ruhumuz için muhteşem bir ders de olabilir.

Gözümüz sonuçta değil, süreçte, yani ne hissediyorumda, ne öğreniyorumda olduğu sürece olumsuz dediğimiz bir deneyimi bile yumuşak bir şekilde yaşayabiliriz aslında… Her ders bize yumuşakça öğretme amacı taşır. Biz öğrenmemekte direndikçe sertleşir.

Aracılar harikadır (bize nasıl davranırsa davransın.)…
Yaşam muhteşemdir (öğrenmeyi bildiğimizde)…

Ancak ne aracıdır önemli olan, ne de yaşadıklarımız.

Önemli olan:
Deneyimlemek, hissetmek ve öğrenmektir…




Yorum Yap