Aracılar harikadır… Yaşam muhteşemdir…

Bazen bir insanı ilk gördüğünüzde, gözlerine ilk baktığınızda, ilk duyduğunuzda, ilk iletişime geçtiğinizde, ruhunuzun o ruh ile özel bir bağı olduğunu hissedersiniz.

Kimi zaman sevgi duygusudur öne çıkan, kimi zaman merak… Kimi zaman ise irrite edici gelmesine rağmen bir çekilme hissi…

Devamını oku

Sevmek, Sahiplenmek, Sahip olmak! 2- SAHİPLENMEK

Sahiplenmek, sevgi kaynaklıdır ama sevmek değildir. Pek çok kişi bu iki kavramı karıştırdığı için kendisini mutlak sevgiye açamaz. (Sevmenin sorumluluk getireceğinden korkar çünkü ;) )

Sevdiğimiz bir şeyi, kendi hayatımızın içinde yaşamak, deneyimi sürdürmek istediğimizde aktive olur. Bir deneyime aracılık ettiği için biliçli ya da bilinçaltında (veya ruhsal yolda) bir “nedeni, mantığı” vardır.

Yaşadığımız, arzu ettiğimiz hiç bir deneyim özünde o kişi ile, o obje ile ilgili değildir. O kişinin bize hissettirdikleri, o kişi vesilesi ile kendimizde keşfettiklerimiz ve yaşama dair öğrendiklerimizdir kişiyi değerli kılan.

Devamını oku

Yaşamın insana bir şeyi öğretmek için bin bir çeşit yolu var

Yaşamın insana bir şeyi öğretmek için bin bir çeşit yolu var.

Masanın sırf bir yanında oturuyoruz diye, diğer yanında oturanı yargıladığımızda, empatiden uzak durduğumuzda, peşin yargı ve kararlar verdiğimizde, hatta bazen bakış açımızı değiştirmeden bir kişiyi iyi, doğru, kötü, yanlış diye değerlendirdiğimizde bile sistem harekete geçer. Ufacık bir rüzgarla bizi, masayı, yerleri öyle bir değiştirir ki yepyeni bir açı çıkıverir karşımıza…

Yapmam dediğimiz ne varsa yapıveririz. Yargıladığımız kim varsa ona benzemek ve benzememek arasında seçimler çıkar karşımıza…

Devamını oku