Lütfen GÖR BENİ !!!

Hepimizin tek bir isteği var aslında görülmek ve varlığımızın kabul edilmesi. İyi/kötü, doğru/yanlış görülmek bile bundan sonra geliyor.

Sanki hiçbirimiz varlığımızdan emin olamıyoruz, gözlemci olmadığında. Var olmam için benim varlığımı görmen gerekiyor. Bu yüzden düşmanımızdan çok biz yokmuşuz gibi davrananlar yaralıyor benliğimizi…

Lütfen gör beni…

Bedenimi gör… Bu yüzden bazen giyinip süslenerek, bazen tam tersine bedenimizi itici hale getirerek fark edilmeye çalışıyoruz aslında… İnsan “acaba bedenini en sıradışı hale getirenler, en çok görülmek istenenler mi?” diye düşünüyor. Acaba kendi bedenine zarar verenlerin sorumluluğu, biz onları zamanında göremedik diye biraz da biz de mi?

Devamını oku

Farkındalık artarsa ne olur?

Aslında çok bir şey olmaz. Sadece zaten görmekte olduğunuzu daha fazla algılamaya başlarsınız. İyi, kötü, doğru, yanlış, mutluluk ve acı gözlerinizin önündedir. O kadar önünüzdedir ki içiçe geçmeye başlar. Ayırmazsınız :)

Dahası duygular gelirler ve giderler. Acı da gerçektir, sevgi de… Sevinç de hüzün de… Hepsini kabul edebilme beceriniz gelişir. Buyur edersiniz içeri, mutlak bir teslimiyetle… Ve işte o zaman farkedersiniz aslında bu duyguların bir yerden gelip gitmediğini.. Zaten içinizde akıp durduğunu… Bir çoğunu hissetmeyi, en azından farklı zamanlarda, kendinize yasakladığınız çarpar yüzünüze.. O zaman şu soru karıştırmaya başlar aklınızı: ” Eğer deneyimleri yaratan ona yüklediğim duygularımsa, ve eğer bütün bu duygular zaten benim içimde akıp duruyorsa; o zaman deneyimlerimi yaratan nedir? Bu deneyimler nereden gelir?” İşte o zaman anlamaya başlarsınız neden alimler hep ” içeri bak” der… Gördüğüm herşey zaten benim içimdedir dersiniz…

Devamını oku

Yaşamayın, deneyimleyin…

Yaşam nefes alıp vermekten, gereklilikleri(!) yapmaktan, mücadele etmekten çok daha fazlasıdır.

Ölmediğiniz sürece yaşarsınız ama yaşamı layığıyla deneyimlemeden ölebilirsiniz.

Devamını oku

Sacral çakrayı dengelemek

Vücudun belli noktalarında bulunan çakra istasyonlarının her biri farklı bir enerji alanını temsil ediyor. Bunlardan cinsel ve zihinsel enerjiyi temsil eden sacral çakra ise, cinsel bölgenin biraz üzerinde göbek deliğinin ise altında kalan kısımda bulunuyor. Kök çakraya kıyasla daha zihinsel ve ruhsal odaklı olan bu çakra; kişisel istekler, aile kurma dürtüsü, heyecan ve arzulara hitap ediyor. Genelde cinsel anlamda yaşanılan problemler ve zihinsel üretkenliğin kısıtlanması gibi sorunlar da aslında sakral çakradan kaynaklanıyor. Dolayısıyla bu olumsuz durumun yaşattığı stresten kurtulmak ve zihinsel olarak önünüzde duran tıkanık yolları açabilmek için bu çakrayı dengelemeniz gerekli.

Yaşamınızdaki heyecanı, sürekliliği ve üretkenliği tam olarak hissedebilmeniz ile sacral çakranızın sağlıklı ve dengede olması çok bağlantılı. Bu çakranın fazla çalışması, dürtülerinize tamamen teslim olmanızı ve dengenizi kaybetmenize; az çalışması ise, zihinsel ve cinsel olarak yetersiz kalmanıza sebep oluyor. Dolayısıyla bu noktada denge oldukça önemli.

Devamını oku