Lütfen GÖR BENİ !!!

Hepimizin tek bir isteği var aslında görülmek ve varlığımızın kabul edilmesi. İyi/kötü, doğru/yanlış görülmek bile bundan sonra geliyor.

Sanki hiçbirimiz varlığımızdan emin olamıyoruz, gözlemci olmadığında. Var olmam için benim varlığımı görmen gerekiyor. Bu yüzden düşmanımızdan çok biz yokmuşuz gibi davrananlar yaralıyor benliğimizi…

Lütfen gör beni…

Bedenimi gör… Bu yüzden bazen giyinip süslenerek, bazen tam tersine bedenimizi itici hale getirerek fark edilmeye çalışıyoruz aslında… İnsan “acaba bedenini en sıradışı hale getirenler, en çok görülmek istenenler mi?” diye düşünüyor. Acaba kendi bedenine zarar verenlerin sorumluluğu, biz onları zamanında göremedik diye biraz da biz de mi?

Lütfen gör beni…

Zihnimi gör… Yanlış düşündüğüme inanman umrumda değil… Sadece zihnimi gördüğünü, düşüncelerimi duyduğunu hissettir bana. Bana sorular sor. Kim olduğumu, daha da önemlisi var olduğumu hissettir bana.

Belki de başkalarının düşüncesine en şiddetli şekilde saldıranların en çok ihtiyacı var buna. “Düşüncelerinin zihninin farkındayım. Senin bir zihnin düşüncelerin var.” dediğimiz anda sanki artık kavgalar fikir tartışmasına dönebiliyor. En hırçın, en saldırgan, en başkasının fikrini önemsemeyen görünenler aslında “ne olur zihnimi gör!” çığlığı atıyor derinde…

Lütfen gör beni…

Duygularımı gör. Tıpkı senin gibi sevindiğimi, imrendiğimi, heyecanlandığımı, öfkelendiğimi ve en çok da senin kadar acı çektiğimi gör. Ne kadar insan olduğumu fark et.

Duygularımı ben gördüğümde bile, etkisi yıpratma oranı değişiyor. Sen gördüğünde ise dönüşmeye başlıyor işte…
“Öfkeni görüyorum” dediğinde öfkem, “acını görüyorum” dediğinde acım dönüşmeye başlıyor. Belki de en öfkeli kişilerin, en saldırgan kişilerin, o ölüme üzül buna üzülme diyenin, derinde anlatmaya çalıştığı tek şey bu: “Duygumu gör. Yaşadığım duyguyu değersizleştirme. Duygumun var olmasına izin ver.”

Lütfen gör beni…

Ruhumu gör… Zihin ve beden ile sınırlı olmadığımı fark et. Bu yol ruhumun yolculuğu; tanıklık et buna…
Ruhu en acı içinde olanlar, maddenin ötesini göremeyenlerden muzdarip değil mi zaten? En acı çeken ruhlar, en hassas en duyarlı olanlar değil mi? Kendi ruhunu gözlemleyemeyenler düşmüyor mu en çok anlamsızlığa…

Lütfen gör beni…

Beni gör ki var olduğumu anlayayım. Eşim ol; kardeşim ol; arkadaşım ol; destekçim ol… Hatta istersen kız bana; tepki göster. Hatta düşmanım ol. Ama bir şekilde gir hayatıma… Gör beni…. Var olduğumu ispatla bana…

——-
Seni görüyorum…
Sevgi ile…




Yorum Yap