Beni ben yapan tüm deneyim ve aracılara minnet ve şükranlarımla

Geçmişimizi “kaba, mutsuz ve karamsar” olmak için bahane olarak kullanabiliriz. En nihayetinde, yaşam denen yolda, hepimiz kendi cennetimizi görmüş, kendi cehennemimizden geçmişizdir.

“Benim kalbim kırılmadı”, “ben ihanete uğramış hissetmedim”, “ben yalnız, mutsuz ve umutsuz hissetmedim” diyen olduğuna inanmıyorum. Tüm bu duygular insan için… Aynı şekilde “ama benim acılarım farklı”yı da hepimiz düşünmüş olabiliriz. Oysa istediği oyuncak elinden zorla alınan bir çocuk ile, vazgeçmek istemediği bir şeyden vazgeçmek zorunda kalan bir yetişkinin acısı aynıdır. Söz konusu “acı hissetmekse” senin ki mantıklı acı, onun ki mantıksız acı yoktur. Olsa olsa “ben olsaydım üzülmezdim” ler vardır…

Ancak farkı bu yaşadıklarımız değil, yaşadıklarımızdan nasıl çıktığımız belirler. Bir dostumuzun ihanetine uğradıysak mesela “bir dahaki sefere sınırımı buraya koyacağım”, “bu kişiyi hayatımın burasına koyacağım” veya “benim sınırım burası, olmak istediğim ben bu” şeklinde de bir ders çıkarabiliriz; “insanlara güvenilmez” şeklinde de.. Veya bir aşk acısı yaşadıysak eğer, “aşk acıdır” deyip kalbimizi de kapatabiliriz; o mutlu edeceğimiz kişiyi aramaya (aktif arama olması gerekmez; kalbi kapatmamak da aramaktır) da devam edebiliriz. Çıkardığımız ders ise bir sonraki deneyimimizin tohumu olacaktır.

Hepimizin canı yandı; hepimiz yara aldık; hepimiz üzüldük… Ancak insan zihni, ruhu ve bedeni kendini onaracak şekilde tasarlanmıştır. ( bir yerimiz kesildiğinde, hiçbir şey yapmasak bile bedenimiz iyileştirmeye çalışır o yarayı)
Asıl soru duygusal, zihinsel, ruhsal yaralarımızı, “acılarımızı bahane ederek, yaşama karışmamak” için kullanacak mıyız? Yoksa tüm bu acıları, öğrenmemizi sağladığı için kucaklayıp, serbest bırakıp kendimizi yeni deneyimlere bırakacak mıyız?
Kendimizi koruduğumuzda, acı yaşamadan, risk almadan hayatımızı sürdürdüğümüzde, ömrümüzün sonbaharında ( hepimizin çok çok yaş alarak yolculuğu tamamlamasını diliyorum) kendimizi deneyimlerimizden tatmin olmuş, bilge yetişkinler olarak hissedebilir miyiz?

“Ben acı ve mutlulukla, yaşama karışmayı, korkularımı bir yana bırakarak, denemeyi ve öğrenmeyi seçiyorum. Gelecek tüm deneyimi andaki zihnim, ruhum, bedenim ve duygularımla kucaklamaya hazırım.

Beni ben yapan tüm deneyim ve aracılara minnet ve şükranlarımla…”




Yorum Yap