Yaşamın insana bir şeyi öğretmek için bin bir çeşit yolu var

Yaşamın insana bir şeyi öğretmek için bin bir çeşit yolu var.

Masanın sırf bir yanında oturuyoruz diye, diğer yanında oturanı yargıladığımızda, empatiden uzak durduğumuzda, peşin yargı ve kararlar verdiğimizde, hatta bazen bakış açımızı değiştirmeden bir kişiyi iyi, doğru, kötü, yanlış diye değerlendirdiğimizde bile sistem harekete geçer. Ufacık bir rüzgarla bizi, masayı, yerleri öyle bir değiştirir ki yepyeni bir açı çıkıverir karşımıza…

Yapmam dediğimiz ne varsa yapıveririz. Yargıladığımız kim varsa ona benzemek ve benzememek arasında seçimler çıkar karşımıza…

Devamını oku

Farkındalık artarsa ne olur?

Aslında çok bir şey olmaz. Sadece zaten görmekte olduğunuzu daha fazla algılamaya başlarsınız. İyi, kötü, doğru, yanlış, mutluluk ve acı gözlerinizin önündedir. O kadar önünüzdedir ki içiçe geçmeye başlar. Ayırmazsınız :)

Dahası duygular gelirler ve giderler. Acı da gerçektir, sevgi de… Sevinç de hüzün de… Hepsini kabul edebilme beceriniz gelişir. Buyur edersiniz içeri, mutlak bir teslimiyetle… Ve işte o zaman farkedersiniz aslında bu duyguların bir yerden gelip gitmediğini.. Zaten içinizde akıp durduğunu… Bir çoğunu hissetmeyi, en azından farklı zamanlarda, kendinize yasakladığınız çarpar yüzünüze.. O zaman şu soru karıştırmaya başlar aklınızı: ” Eğer deneyimleri yaratan ona yüklediğim duygularımsa, ve eğer bütün bu duygular zaten benim içimde akıp duruyorsa; o zaman deneyimlerimi yaratan nedir? Bu deneyimler nereden gelir?” İşte o zaman anlamaya başlarsınız neden alimler hep ” içeri bak” der… Gördüğüm herşey zaten benim içimdedir dersiniz…

Devamını oku

Yaşamayın, deneyimleyin…

Yaşam nefes alıp vermekten, gereklilikleri(!) yapmaktan, mücadele etmekten çok daha fazlasıdır.

Ölmediğiniz sürece yaşarsınız ama yaşamı layığıyla deneyimlemeden ölebilirsiniz.

Devamını oku

Hayatınızın kontrolünü elinize alın

Birçok insan yaşadığı hayatın getirdikleriyle uğraşmaya zaman içerisinde öyle alışıyor ki, ne geçen zamanın ne de tüm kontrolü kaybettiğinin farkına varamıyor. Farkına varsa bile artık bir şeyleri düzeltmek için geç olduğuna inanabiliyor. Bu da aslında sürekli yaşam mücadelesi vermekten, bir şeyleri elde etmeye ve çevredeki insanları memnun etmeye çalışmaktan kaynaklanıyor. Dolayısıyla insanlar artık bir süre sonra kendileri için yaşamadığını fark ediyor. Zaten geriye dönüp bakıldığında, yaşadığımız hayatın çoğunun bize ait olmadığı içgüdüsü de aslında buradan geliyor. Peki, bu durum hep böyle sürüp gidecek mi, yoksa zamanla hayatımızın gerçek kontrolünü elimize alabilecek miyiz? Bu soruyu cevaplamak ve başarılı bir sonuç elde edebilmek için öncesinde bize kontrolü nelerin kaybettirdiğini görmemiz gerekiyor. İşte hayatınızın kontrolü için yapmanız gerekenler…

Devamını oku