Biz bu bedenli yaşama, kendi ruhsal yolumuzu seçmeye gelmedik mi?

Psikolojiye göre insan eyleminin motivasyonu ya acıdan kaçınma ya da hazza ulaşma. Peki neyin bize acı vereceğini veya neyin bize haz vereceğini nereden biliyoruz? Acılarımız ve hazlarımız bize mi ait?

Üniversiteye yeni başladığım yıllarda bir kız arkadaşım erkek arkadaşı tarafından aldatılmıştı ve ilişkisi bitmişti. O acı çekerken çok yakın arkadaşları olan bizler de birlikte acı çekiyorduk. (O zamanlar ne empat olduğumu ne de empatın ne olduğunu biliyordum.) Düşünün sevgilim yok, aşık değilim ve aşk acısı yaşıyorum :) )

Devamını oku

Herkes sevilmek, değerli görülmek, onaylanmak ve arzulanmak ister

Herkes sevilmek, değerli görülmek, onaylanmak ve istenmek/arzulanmak ister. Bunları dışarıdan görmek harikadır. Ancak bu bazen kendini sevmek, değer vermek, onaylanmak ve istenilir bulmak tembelliğine dönüşebilir.

Özellikle (çocukluk döneminden itibaren) aşırı dozda bunları almaya alışmış kişiler, bu ihtiyaçlarını kendi içerisinde üretme becerisini /farkındalığını kaybedebilir. Böyle durumlarda kişiler aşırı bağımlılık ve ihtiyaçlılık halleri gösterebilirler. Yoksunluğunda yada bir kayıp durumunda ise sıklıkla çaresizlik, öfke nöbetleri ve depresif duygu durumları gösterirler. İhtiyaçlarını dışarıdan karşılamaya alışmış kişiler aynı zamanda sıklıkla yüksek egoya sahiptir. Bu nedenle (özellikle) kendi içlerine ve dışarıya (başkasına söylediğin özünde kendine söylediğindir) sıklıkla “aslında kimseye ihtiyaç duymadığını” söyleme/gösterme ihtiyacında bulunabilirler. (Onları “çok da güçlüyüm, çok da süperim, zaten insanlar da çok nankör, artık sadece hak edeni seveceğim” tarzı paylaşımlarda gözlemleyebilirsiniz ;) )

Devamını oku