Teslim olmak

Bir kişiye, bir olaya, bir akışa kendimizi tamamen teslim ettiğimiz zaman, içimizde “serbest bırakmanın duygusu olan hüznü” hissederiz. Bu hüznün, sevgi ve doğallıkla karşılanması kendimizi korkutmamıza, yanlış bir şeyler yaptığımız hissi ile karıştırılmasına engel olur.

Teslimiyet, savunma mekanizmalarımızın ve kontrolümüzün bir kenara bırakılması anlamına da gelir. Bu gibi durumlarda, kendimizi denizin üzerinde serbest bırakmış gibi, aynı anda hem özgür hem de hassas ve kırılgan hissedebiliriz. Bunun teslimiyetin son derece doğal aşamalarından biri olduğunu; süreç içerisinde hissedebileceğimiz acıların, biz kendimizi yeniden savunmaya geçirmezsek, bir tel içerisinden akıp geçen elektrik akımı gibi, kalıcı bir hasar bırakmadan içimizden akıp gideceğini bilmek bizi, hissettiğimiz kırılganlığın aksine, son derece güçlü bir hale getirecektir.

Teslim olma sırasında bırakmış olduğumuz silahlarımız, gerçekten bize lazım olup olmadığı bile tartışmalı olan, zihinsel yargı ve kalıplarımız, incinme ve yaralanma korkumuzdur. Kalıplarımızı bırakıp da teslim olduğumuz zaman, zihnimizden daha güçlü olan ruhumuzun sesini duymaya başlarız.

Ruhumuzun rehberliğinde,nice kıymetli deneyimlere…




Yorum Yap