Hiç olmak ve ego

Spritüel camiada böyle jargonlar var. “Bir halde yaşamak istiyorsan, HİÇ olacaksın. EGO‘nu yeneceksin. ZİHİNSİZ yaşayacaksın.”

Ben “orada” olmadığımdan olsa gerek bana çok havada geliyor bu tür söylemler. Yani nihai bir hedef olabilir belki ama bu söylemlerde bulunan ve “oraya yakın” birini de tanımadığımdan belki…

Egonu Öldür: Neden? Ego, zihnin bir parçası değil mi? İd (hepsini hemen şimdi istiyorum diyen ilkel benlik) ile Süperego (ayıp, elalem ne der, sürüden sakın ayrılma diyen benlik) arasında arabuluculuk yapan “ben” dediğim kısım ego… Zihnimin bir parçası ve bana hizmet için donanıma dahil edilmiş. Eeee neden emekli ediyorum şimdi?

Bana kalırsa ortalık ya “ohh çok şükür egomu öldürdüğümden….” diyerek “spritüel ego” yapanlarla, ya da egosu ile kavga halinde yaşayıp dünyaya barış getirmeye çalışanlarla dolu.. Ya hu neden eziyet ediyorsun zihnine? Ne güzel işte, o donanım özelliği de pakete dahil edilmiş. Eyvallah yazılım (ruh, ruhanilik) daha mühim belki ama o yazılımda o donanım üzerinden yürüyecek.

Bana göre ise “Egonu sev, onu koru!”. O ego sana dünyevi malı, mülkü, şanı, şöhreti getirecek. Tamam “para hakkındaki pek çok olumsuz zihinsel kaydından dolayı” bu söylediğim sana itici gelmiş olabilir. Ancak biraz izin verirsen kendine göreceksin ki “bu dünyayı sevmeden, ruhsal çalışmalar da biraz sakat kalıyor.”

Bizzat şahidim kaç meditasyon,dua ” ulen kira vakti yaklaştı” larla bölünmüştür. Kaç gönül oluk oluk sevgi, şefkat akıtırken “ama ben de sevgili istiyorum” diye tıkanıvermiştir. Kaç neredeyse ol’acak ruhsal rehber, bir diğer meslektaşının kalabalık sınıf resimlerine bakıp, kıskançlık duygusu ile 3-5 basamak geri gitmiştir.

Hadi bunlarda gözün yok. Güçlü bir aura için bile egodan destek alabilirsin. Güçlü enerji alanı, güçlü sınırlar demek. Hayır diyebilmek, ben istiyorum diyebilmek, bu yaşamı kendine “hak” görmek demek. Peki bunu öncelikli diyecek olan kim?

Sana “ben, ben diye dolaş” demiyorum tabi. Ego da bir emir kulu. Doğru kullan. Daha da önemlisi “sen” kullan ama, oturup kavga da etme yani. Dışarda çok kavga var; sen bari barışa hizmet et.

Haa çok eksik ve güdüktür belki benim bakış açım. Olabilir. Bu benim seçilmiş doğrum.. Benim ol’asım yok zaten. Ol’duğum kadar ol’mak ve öğreniyor ol’mak bana yetiyor. Hoş ol’mayı arayarak ol’unur mu ondan da şüpheliyim.

Ben zihnimi seviyorum arkadaş.. Zihni tanımak ve doğru kullanmak amacı ile başladım bu işe. Zihnimi izlemeyi öğrendikçe “izleyen kim?” diye ruhumla iletişime geçebildim ancak. Bu nedenle “zihinle kavga etmek” bana bir garip geliyor.

“Bir olmak” mı? Zihnimi, bedenimi, duygu bedenimi, ruhumu sevmeden, denemeden, öğrenmeden, yani daha bendeki ile BİR’leşmeden ne ile BİR olabilirim ki?

“Hiç olmak” mı? HİÇ olacak kadar kıymetli bir şey değilim. HİÇ de olmadım.. Boşver sen de olma.. Sen bi sen ol, hiçlik gelecekse gelir




Yorum Yap