Sınırlarınızı Koruyun

Birini sevmek başka bir şey, o kişinin sınırlarınızı futursuzca yıkmasına izin vermek başka bir şey… Tıpkı olumlu düşünmenin “olumsuz şeyleri görmemek yada tepki vermemek” olmadığı gibi, insanları sevmek veya sevdiğini söylemek de “sana karşı hiçbir sınırım yok; dilediğin gibi davran” demek değildir.

Devamını oku

Sevmek, Sahiplenmek, Sahip olmak! 3- SAHİP OLMAK (Bölüm-1)

Sahip olma durumu, bu dünyevi yaşamın bize sunduğu en büyük ilizyondur. Hiçbir şeye sahip olamayız; ancak olduğumuz yanılgısına düşebiliriz. “Geldiğimiz gibi gideceğiz”, “kefenin cebi yok” gibi sözlerle kendimize hatırlatmaya çalışsak da, maddi dünyaya bakıp da “nesneyi” hissettiğimizde yine ona “sahip olabileceğimiz yanılgısına” kapılıveririz.

Sahip olma denemelerimiz ZİHİNDEN gelir ve YOKLUK BİLİNCİ taşır. Çünkü RUH her şeyin deneyimden ibaret olduğunu ve deneyime aracı olacak her şeyin BOLLUK içinde olduğunu bilir.

Düşünün eğer bir şeyden bol bol varsa, onun tamamını ya da bir kısmını saklamaya, ona sahip olmaya çalışır mıydınız? Hayır, deneyimler,farkındalığınız yüksekse minnettar olur, ve bir sonraki deneyime geçerdiniz. Bu nedenle sahip olmaya çalıştığınız herşeyde yokluk bilinciniz sizi yönetir.

Devamını oku

Vazgeçemiyorum!

Tutunma tutunma diyorsun da… Nasıl olacak bu?” diyorlar. :)

Şimdi öncelikle aslında bir şeye tutunmuş olduğunuz da zihnimizin verdiği bir yanılgı. Var oluşumuz gereği ihtiyacımız olan her şey, tüm potansiyel zaten bizde mevcut.. Bırakamıyorum dediğimiz her tür kişi, olay, obje, duygu özünde tutulu da değil. Bu dünyanın verdiği en büyük yanılgı “bir şeylere sahip olduğumuz” hissimizdir.

Hiçbir şeye, hiçbir zaman sahip olmayız. İnsanlar, objeler ve diğer her şey yaşam yolumuzda bize eşlik eden, deneyimimize vesile olan oyun arkadaşları sadece. Bu yüzden de tutunduğumuzu sandığımız ne varsa biz onun hayalinle tutunuyoruz aslında… O vazgeçemediğiniz (affedemediğiniz, onsuz olmaz dediğiniz, ya da illa bu şekilde olacak diye zorladığınız) şey; sizin o kişiye, o duruma, o objeye vermiş olduğunuz anlam.. Sadece ve sadece sizin zihninizde var.

Devamını oku

Sevmek, Sahiplenmek, Sahip olmak! 2- SAHİPLENMEK

Sahiplenmek, sevgi kaynaklıdır ama sevmek değildir. Pek çok kişi bu iki kavramı karıştırdığı için kendisini mutlak sevgiye açamaz. (Sevmenin sorumluluk getireceğinden korkar çünkü ;) )

Sevdiğimiz bir şeyi, kendi hayatımızın içinde yaşamak, deneyimi sürdürmek istediğimizde aktive olur. Bir deneyime aracılık ettiği için biliçli ya da bilinçaltında (veya ruhsal yolda) bir “nedeni, mantığı” vardır.

Yaşadığımız, arzu ettiğimiz hiç bir deneyim özünde o kişi ile, o obje ile ilgili değildir. O kişinin bize hissettirdikleri, o kişi vesilesi ile kendimizde keşfettiklerimiz ve yaşama dair öğrendiklerimizdir kişiyi değerli kılan.

Devamını oku

“Aşkta şans” arıyor

Aşkta şans” arıyor. Uygun kişi ile karşılaşmak istiyor. 3 seanstır çalışıyoruz. Artık “doğru kişiyi bulmak” istiyor. Listesini yaptı, dirençleri temizledi, “hak ettiğine” ve “istediğine” inanıyor. Ancak bakıyorum, titreşim frekansında hata var.

- Neden istemiyorsun? diyorum.
- “istiyorum” diyor.
- Neden hazır değilsin? diyorum .
- “Hazırım” diyor.

Birden
- daha önce aşık oldun mu diyorum
- HAYIR diyor…

Anlıyorum birden. İlişki tecrübesi var. Evlilik deneyimi bile var. Ama “ilişki deneyimini kalp frekansında yaşamışlığı yok.”
Sorular üşüşmeye başlıyor. Aşkı başlatan aşık mı maşuk mu?

Devamını oku

Sevmek, Sahiplenmek ve Sahip olmak! 1-SEVMEK

Sevmek, doğamızdır. Korkular, beklentiler, hırslar, egomuz gibi gölgeleyen etmenler azaldıkça kendimizi daha sevgi dolu, sevgiye açık hissetmeye başlarız.

Sevgi kalpten gelir. Bir mantığı, beklentisi yoktur. Dikkat sevilen şey/ kişi üzerindedir. Zihinsel olmadığı için bir yargı barındırmaz. Yani birini/ bir şeyi size benzediği için, size bir şey ifade ettiği için sevmezsiniz. O onaylamadır. Onaylamadığımız, ve dahi karşı olduğumuz kişilere bile ( ki şifalanması için bunu özellikle öneririm) sevgi hissedebiliriz. Sevgi hissettiğimiz kişi/objenin hayatımızın içinde olmasına gerek yoktur. Bir çiçeği sevebilir ve geçtikten sonra unutabilirsiniz. Yaşamınıza asla almayacağınız/ alamayacağınız kişi ve şeyleri de sevebilirsiniz.

Devamını oku