Sevmek, Sahiplenmek ve Sahip olmak! 1-SEVMEK

Sevmek, doğamızdır. Korkular, beklentiler, hırslar, egomuz gibi gölgeleyen etmenler azaldıkça kendimizi daha sevgi dolu, sevgiye açık hissetmeye başlarız.

Sevgi kalpten gelir. Bir mantığı, beklentisi yoktur. Dikkat sevilen şey/ kişi üzerindedir. Zihinsel olmadığı için bir yargı barındırmaz. Yani birini/ bir şeyi size benzediği için, size bir şey ifade ettiği için sevmezsiniz. O onaylamadır. Onaylamadığımız, ve dahi karşı olduğumuz kişilere bile ( ki şifalanması için bunu özellikle öneririm) sevgi hissedebiliriz. Sevgi hissettiğimiz kişi/objenin hayatımızın içinde olmasına gerek yoktur. Bir çiçeği sevebilir ve geçtikten sonra unutabilirsiniz. Yaşamınıza asla almayacağınız/ alamayacağınız kişi ve şeyleri de sevebilirsiniz.

Devamını oku

Kendimle sohbetler

Geçenlerde bazı dostlar bana “ne kadar hoşgörülü” olduğumu söylemişti. O zamandan beri düşünüyorum. Ben hoşgörülü müyüm?
Nedense “hoşgörü” bana “olanı hoş görme” gibi bir anlamda gelmişti. (Evet bazen gözümüzün en önündekine karşı en bilgisiz kalabiliyoruz.) İlk tepkim “yooo değilim ki” oldu. Zira neler olup bittiğini bazen anlamasam da, her olanı “hoş” görüyor değilim.

Ülkemizde “ahlak” kavramının, bildiğimiz her şeyi unutarak, yeniden tartışılması ve değerlendirilmesi taraftarıyım mesela. Değerlerimizin yeniden masaya yatırılıp konuşulmasını önemli buluyorum. Hatta kutsal sayılan (veya dil ile kutsal denilmese bile öyle davranılan) herşey de dahil buna.

Devamını oku

Yaşam denge ister

Yaşam denge ister… Ne kadar dengede olursak o kadar huzurlu oluruz. Anlayışımız ve algılayışımız değişir. Tüm sistem herşeyi ve insanı “dengeye getirmek” için çalışır.
Ancak bu demek değil ki dengede “sonsuza kadar mutlu” yaşayacağız. İnişler, çıkışlar, her tür duygu yaşam deneyiminin “tat katan” parçalarıdır. Sevinç de, coşku da, acı da, üzüntü de, öfke de, korku da hep yaşamın bir parçasıdır.
Önemli olan bu duyguları da layığıyla, kendine ve başkalarına zarar vermeden yaşamaktır. İçinden çıkan dersi öğrenmek, duygunun verdiği enerjiyi amacımıza uygun bir şekilde kullanabilmek, bu duyguların sonucunda üretebilmektir.
Yaşamın inişinde ve çıkışında direnmez ve kavga etmeden onunla iner ve çıkarsak, kalıcı bir yara almayız. Bir travma halinde, fiziksel bedenimizde saklamayız.

Önemli olan şey “olan” değil; bizim “olana” yüklediğimiz anlam ve “olan”dan öğrendiklerimizdir.

Devamını oku

Öfkeni Hafifçe Yana Bırak- Sınır Koruma 3

Sınırlarınızı koruyabilmeniz için öncelikle bir “sınır” olmalı, değil mi? Peki siz “o ne düşünüyor?”, “bu üzülecek mi?”, “utandığı için söyleyemiyordur”, “aslında o da neler yaşamıştır” gibi, herkesin enerji alanına girerseniz, nasıl güçlü sınırlarınız olabilir ki?

Bazen insanlar sürekli talepte bulunuyor, sürekli sınırlarımızı çiğniyor gibi hissederken, asıl tacizcinin biz olduğumuz gerçeğini fark etmeyebiliriz.

Elbette güçlü sınırları olmayan, bize “hayır diyemeyen” kişilerden “neyi” “ne kadara kadar” isteyeceğimiz bizim de kim olduğumuzu gösterir. Ancak bu nezaket ve ince düşünceyi, kendimiz için, yapmamız önemlidir.

Devamını oku

Herkes sevilmek, değerli görülmek, onaylanmak ve arzulanmak ister

Herkes sevilmek, değerli görülmek, onaylanmak ve istenmek/arzulanmak ister. Bunları dışarıdan görmek harikadır. Ancak bu bazen kendini sevmek, değer vermek, onaylanmak ve istenilir bulmak tembelliğine dönüşebilir.

Özellikle (çocukluk döneminden itibaren) aşırı dozda bunları almaya alışmış kişiler, bu ihtiyaçlarını kendi içerisinde üretme becerisini /farkındalığını kaybedebilir. Böyle durumlarda kişiler aşırı bağımlılık ve ihtiyaçlılık halleri gösterebilirler. Yoksunluğunda yada bir kayıp durumunda ise sıklıkla çaresizlik, öfke nöbetleri ve depresif duygu durumları gösterirler. İhtiyaçlarını dışarıdan karşılamaya alışmış kişiler aynı zamanda sıklıkla yüksek egoya sahiptir. Bu nedenle (özellikle) kendi içlerine ve dışarıya (başkasına söylediğin özünde kendine söylediğindir) sıklıkla “aslında kimseye ihtiyaç duymadığını” söyleme/gösterme ihtiyacında bulunabilirler. (Onları “çok da güçlüyüm, çok da süperim, zaten insanlar da çok nankör, artık sadece hak edeni seveceğim” tarzı paylaşımlarda gözlemleyebilirsiniz ;) )

Devamını oku