Öfkeni Hafifçe Yana Bırak- Sınır Koruma 3

Sınırlarınızı koruyabilmeniz için öncelikle bir “sınır” olmalı, değil mi? Peki siz “o ne düşünüyor?”, “bu üzülecek mi?”, “utandığı için söyleyemiyordur”, “aslında o da neler yaşamıştır” gibi, herkesin enerji alanına girerseniz, nasıl güçlü sınırlarınız olabilir ki?

Bazen insanlar sürekli talepte bulunuyor, sürekli sınırlarımızı çiğniyor gibi hissederken, asıl tacizcinin biz olduğumuz gerçeğini fark etmeyebiliriz.

Elbette güçlü sınırları olmayan, bize “hayır diyemeyen” kişilerden “neyi” “ne kadara kadar” isteyeceğimiz bizim de kim olduğumuzu gösterir. Ancak bu nezaket ve ince düşünceyi, kendimiz için, yapmamız önemlidir.

Bırakınız herkesin ne yaşayacağını hissetmeye çalışmayı. Eğer içinize sinmiyorsa “soru sorun”. Ancak “o üzülmesin” motivasyonu ile hareket etmeniz “o kişilere de sınır koruma hakkını vermediğinizi” gösterir. Bırakın size “hayır” desinler. Bırakın neye ne kadar üzüleceklerine “onlar karar versinler”.

Enerji bedeni karşınızdaki kişinin fiziksel bedenidir. Nasıl fiziksel bedene “izinsiz dokunmanız” uygun değilse, enerji bedeninden bilgi almaya çalışmanız ya da “zihin okumaya çalışmanız” da uygun değildir.

Eğer empatsanız başkalarının enerjisini sürekli hissedebilirsiniz. Ancak o bilgi sizin içindir. Kendinizi başkalarının enerjisine odaklı görürseniz hemen “bedenime geri dönüyorum” diyebilirsiniz. Ya da daha kolayı dikkatinizi önce bedeninize sonra çevrenizdeki objelere kaydırabilirsiniz.

Kendi bedeninizde olduğunuzda “bu senin için uygun mu?” Diye sorun… Kişileri kendilerini hissetmelerine yönlendirin. Bundan sonrası o kişilerin sorumluluğudur.




Yorum Yap