Öfkeni Hafifçe Yana Bırak- Sınır Koruma 3

Sınırlarınızı koruyabilmeniz için öncelikle bir “sınır” olmalı, değil mi? Peki siz “o ne düşünüyor?”, “bu üzülecek mi?”, “utandığı için söyleyemiyordur”, “aslında o da neler yaşamıştır” gibi, herkesin enerji alanına girerseniz, nasıl güçlü sınırlarınız olabilir ki?

Bazen insanlar sürekli talepte bulunuyor, sürekli sınırlarımızı çiğniyor gibi hissederken, asıl tacizcinin biz olduğumuz gerçeğini fark etmeyebiliriz.

Elbette güçlü sınırları olmayan, bize “hayır diyemeyen” kişilerden “neyi” “ne kadara kadar” isteyeceğimiz bizim de kim olduğumuzu gösterir. Ancak bu nezaket ve ince düşünceyi, kendimiz için, yapmamız önemlidir.

Devamını oku

Yeniye Yer Aç – Video

Hayatımızda her zaman daha iyi, daha güzel yani yeni birşeyler istiyoruz. Peki bunlar için yer açıyor muyuz?

 

Devamını oku

Dikkat: Anılarınız Enerjinizi Çalıyor!

Daha önceki bir yazımda bağlandığımız eski eşyalarımızın enerjimizi çaldığından bahsetmiştim. Bu sinsi hırsızlık sadece eşyalara özgü değil. Maalesef bizi mutsuz eden anılarımız ya da yargılarımız bizden çok daha fazla enerji çalıyor.

Sizi üzen birilerini veya olayları düşünün. Bu anılar sadece “olduğu gibi” bir olay olarak mı aklınıza geliyor, yoksa o olayı anda gibi mi yaşıyorsunuz? Yaşadığınız travmalar sadece “aldığınız dersin kaynağı” mı yoksa “sizi hala kanatan, acıtan” anılar mı? Aynı durum insanlar için de geçerli. Sadece düşündüğünüz zaman kızgınlık veya küskünlük gibi duygular hissettiğiniz insanlar var mı? Eğer anılarınız beraberinde “olumsuz duygu” yükü ile geliyorsa, işte karşınızda en büyük enerji hırsızınız!

Devamını oku

Dikkat: Enerjinizi Çalıyorlar!

Genellikle çoğumuz sahip olduğumuz eşyalar ile duygusal bir bağ kurarız. Hele sevdiğimiz bir eşyaya uzun zamandır sahipsek bu bağ daha da güçlenir. Zaman o eşyaya iyi davranmasa da, bozulmasına veya artık kullanılmayacak hale gelmesine yol açsa da, kişi ile eşya arasındaki bağı güçlendirmek gibi bir yan etkiye sahip.

Devamını oku

Beden, Zihin ve Ruh

Bize gösterilen ve öğretilen dünya düzeni bizlere fiziksel bedenimizinzihnimizin ve ruhumuzun bambaşka şeyler olduğunu düşündürüyor. Her ne kadar bu bizi oluşturan ana parçalarımızın ayrı ayrı ilgiye ihtiyacı olsa da aslında bunların hepsi birbirine kuvvetli bir şekilde bağlıdır.

Örneğin fiziksel bedenine oldukça özenle bakan birini düşünelim. Eğer bu kişi ruhuyla olan bağını koparmışsa yine buna bağlı olarak zihnini olumsuz düşünce kalıplarıyla dolduracak ve sonuçta fiziksel bedeninde çıkan rahatsızlıklara hayretle bakacaktır. Eminim çevrenizde aldığı besinlere dikkat eden, spor yapan veya hareketli bir yaşam tarzı süren, sigara, alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak duran ve tüm bu önlemlere rağmen ciddi bir hastalık yaşayan kişiler vardır. İşte bu tip hastalıkların nedeni zihinde ve ruhta yatar.

Devamını oku