Farkındalık artarsa ne olur?

Aslında çok bir şey olmaz. Sadece zaten görmekte olduğunuzu daha fazla algılamaya başlarsınız. İyi, kötü, doğru, yanlış, mutluluk ve acı gözlerinizin önündedir. O kadar önünüzdedir ki içiçe geçmeye başlar. Ayırmazsınız :)

Dahası duygular gelirler ve giderler. Acı da gerçektir, sevgi de… Sevinç de hüzün de… Hepsini kabul edebilme beceriniz gelişir. Buyur edersiniz içeri, mutlak bir teslimiyetle… Ve işte o zaman farkedersiniz aslında bu duyguların bir yerden gelip gitmediğini.. Zaten içinizde akıp durduğunu… Bir çoğunu hissetmeyi, en azından farklı zamanlarda, kendinize yasakladığınız çarpar yüzünüze.. O zaman şu soru karıştırmaya başlar aklınızı: ” Eğer deneyimleri yaratan ona yüklediğim duygularımsa, ve eğer bütün bu duygular zaten benim içimde akıp duruyorsa; o zaman deneyimlerimi yaratan nedir? Bu deneyimler nereden gelir?” İşte o zaman anlamaya başlarsınız neden alimler hep ” içeri bak” der… Gördüğüm herşey zaten benim içimdedir dersiniz…

Devamını oku

Taç çakrayı dengelemek

Vücudun önemli enerji noktaları arasında yer alan taç çakra, en manevi çakra olma özelliğiyle tanınır. Aynı zamanda diğer adı tepe çakra olan bu enerji noktası, kafanın en yüksek kısmında olan noktada bulunur. Halk arasında bıngıldak olarak tabir edilen ve bebeklerin başının tepesi olan bu hassas bölge, büyüme sırasında sonradan kapansa da o bölgedeki enerji yoğunluğu hiçbir zaman sona ermez.

Taç çakra, kişinin yüksek bilinciyle bağlantılıdır ve evrensel enerji bu nokta üzerinden alınır. Dolayısıyla bu çakranın açık ve dengede olması, diğer çakralarda bulunan tıkanıklıkları da giderecek özelliğe sahiptir. Özellikle dini inançların ve ilahi aşk gibi olguların ortaya çıkmasına sebep olan taç çakra, dengesizlik durumunda; kişide korku, yalnızlık, amaçsızlık, kaygı, kendini herhangi birşeye ait hissedememe gbi duygular yaratır. Dengede olduğunda ise, kişi evrenle mükemmel bir uyum sağlar ve kendini tam anlamıyla bütünleşmiş olarak hisseder. Bu da iç huzurunu bulmasını ve ruhsal olarak aydınlanma yaşamasını sağlar.

Devamını oku

Duygularınızı Seçin

Duygularımız en yüksek yaratım frekansımızı belirler… Eğer bir niyet koyarken, başka bir duygunun frekansında titreşiyorsak, duygumuzun yaratımı gerçekleşecektir..

Duygular yoğun bir frekans salınımı yapar ve bu nedenle bulaşıcıdır. Eğer yakınınızdaki kişinin korku duygusu baskınsa belli süre içerisinde içinizdeki korkuyu tetiklemeye başlar. Sevgi frekansı aktifse içinizdeki sevgiyi… Bu durumda duygu bize ait gibi hissederiz ancak aslında tetikleyen başkalarıdır.

Devamını oku

Ajna çakrayı dengelemek

Alnın tam ortasında, iki kaşın arasında bulunan ve üçüncü göz olarak da tabir edilen ajna çakra, daha çok sezgilerle ve altıncı hisle ilgilidir. Yani aslında insan duyularının dışındaki algısal mekanizmaları etkiler. Dolayısıyla içgüdü, sezgi veya altıncı his gibi kuvvetli duygular insan hayatını farkında olmadan fazlasıyla etkilediği için ajna çakrayı dengelemek oldukça önemlidir. Bu çakranın enerjisinin bloke olması; yani gereğinden az çalışması halinde ortaya yorgunluk, sinirli olma ve kaygı gibi olumsuz duygular ortaya çıkarken; aynı zamanda bedensel olarak migren ve birtakım sinirsel iltihaplar yaşanır.

Çakranın fazla aktif çalışması ise, kişinin sezgisel yeteneklerini kullanamamasına ve sadece olayları akılcı yaklaşımla yorumlamasına sebep olur. Bu da maddiyatçılığa, aşırı gerçekçiliğe, dar görüşlü olmaya sebep olarak kişinin ruh dünyasını sarsar ve iç huzurunu kaybetmesine sebep olur. Dolayısıyla ajna çakranın dengede tutulması bu açıdan son derece önemlidir. İşte çakrayı dengelemek için yapmanız gerekenler…

Devamını oku

Yaşamayın, deneyimleyin…

Yaşam nefes alıp vermekten, gereklilikleri(!) yapmaktan, mücadele etmekten çok daha fazlasıdır.

Ölmediğiniz sürece yaşarsınız ama yaşamı layığıyla deneyimlemeden ölebilirsiniz.

Devamını oku