“Yalan söylememiş insan” var mıdır?

Bazı düşünce ve davranış kalıplarını iyi ya da kötü diye yaftalayıp atmaya eğilimliyiz. Mesela “yalan” bunlardan biri… Kelimeyi duyduğumuz anda olumsuz hisler oluşuyor. Yalan söylemiş olmayı kendimize yakıştıramamız gibi bize yalan söylendiğini öğrenmemiz direkt kalp kırıklığı sebebi…

İyi de “yalan söylememiş insan” var mıdır? Hiç yalan söylememek de hep “doğruyu söyleyeceği” vaadini, patavatsızlık riskini, yine gönül kırma riskini getirmez mi? Madem bu kadar kötü bu yalan, neden herkes (en iyi, en doğru kişiler bile) söylüyor?

Baktım literatüre yalan da iyi, kötü; büyük,küçük; beyaz, siyah (bunu ben ekledim. Beyaz yalanın zıttı nedir ki?) diye ayrılıyor. İyi de bunların sınırları nerede?

Devamını oku