Yeni çağın ipuçları

2012 yılı için yeni bir çağın başlangıcı olduğu uzun zamandır söyleniyor. Dünyayı 5 duyu organımızla algıladığımız için bu değişimlerin de bu şekilde ortaya çıkacağı yanılgısına düşebiliyoruz. Sanki bir sabah kalkacağız ve 5 duyumuzla algılayacağımız şekilde hayat değişmiş olacak.

Oysa işin geçeği bu değil. Evet evrensel titreşimlerin farklı bir  boyuta taşınacağı yepyeni bir çağa giriyoruz. Aslına bakarsanız bu değişim çoktan başladı bile. Bu değişimin günlük yaşantımız içerisinde gözünüzden kaçabileceğini düşündüğüm bazı ipuçlarını sizler için derledim.

 

 

1) Düşüncenin hızlanması:

Tüm diğer değişimler içerisinde gözlemlenmesi en kişisel gelişime bağlı olan madde budur. Atalarımız bundan yıllar önce “bir şeyi 40 defa söylersen olur” demişler. Ancak bu süreç (birşeyin 40 defa söylenmesi ile gerçekleşmesi arasında geçen zaman) eskiden çok yavaş olduğu için bunu gözlemlemekte güçlük çekebiliyoruz. Zihnimizden geçen her düşünce aslında evrene bir emir olarak gidiyor ve bunun maddesel yaşamdaki karşılığını alıyoruz. Kuantum fizikçilerinin bilimsel olarak da farklı şekillerde ispat ettikleri bu sistem evrensel titreşimlerin hızlanması ile daha hızlı gerçekleşiyor.  Bu hızlanmayı kişisel gelişimine önem veren farkındalığı yüksek kişiler daha hızlı farkediyor ve bunu kendi lehlerine kullanıyor.

2) Çeşitli felaketlerin artması:

Medyadan sürekli dünyanın farklı yerlerinden gelen felaket haberlerini izliyoruz. Son dönemde bu felaketlerin oluşma frekansının arttığını farkettiniz mi? Yanlış anlaşılmasın bu iyiler ile kötülerin ayrılması değil. Ancak yeni çağa hazır olmayan kişiler bir şekilde değişimden olumsuz olarak etkileniyor. Bilim adamları özellikle bilinç üzerinde oluşabilecek değişimlere dikkat çekmeye çalışıyorlar. Bunlar unutkanlık, psikolojik hastalıkların artması hatta cinnet olarak karşımıza çıkabiliyor. Garip gelebilir ama güneşte gerçekleşen aktiviteler bile dünya insanlarının bilinç durumunu elektriksel olarak direkt etkiliyor.

3) İnsan beyni üzerine yapılan çalışmalar:

Son dönemde insan beyni üzerine çok önemli çalışmalar yapıldı. Bunlardan özellikle Berkeley Üniversitesi’nde yapılan bir vizyon izlerken beyinde oluşan görüntünün tekrar resme dönüştürülmesi çok önemli. Böylelikle bilim adamları insan zihnini teknolojik aletlerle okumanın yolunu açmış oldular. Teknolojik gelişmelerin hız kazandığını göz önünde bulundurursak belki de 3-5 yıl içerisinde kişilerin tüm düşünceleri, hatta bilinçaltlarında kayıtlı olan tüm verileri, duyguları ve travmaları ekranda izlemek mümkün olabilir. (Orjinal kaynak :http://newscenter.berkeley.edu/2011/09/22/brain-movies/ )

4) İnternet  ve Arama motorları –  Google:

Yeni çağda adaletin daha hızlı ve daha net bir şekilde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu konuda internetin ve Google’ın simgelediği arama motorlarının önemi çok büyük. Artık “kul hakkı” sadece vicdani bir sorumluluk olmaktan çıkmaya ve maddesel dünyada net bir şekilde yerini almaya başladı. Bilgi hızla yayılıyor. Buna kişilerin yorumları da dahil. Artık güç sahipleri istedikleri bilgileri bir yere kadar engelleyebilirler. Herhangi bir şekilde yapılan bir kötülük ya da yediğiniz haklar (ki bizlerin bu konuda korkumuzun olmayacağını umuyorum) bir şekilde (örneğin arama motorlarında) daha hızlı ortaya çıkacak. Daha şeffaf (ve dürüst ) olunması gereken bir döneme girdik bile. İnternetin yoğun bir şekilde hayatımıza girdiği şu dönemde yaptığımız iyilik ve kötülüklerin hızla duyulması beklenen bir gelişme.  Bir yerlerde okuyup çok beğendiğim “Herkes unutur, Google unutmaz” sözü hayatımızın bir parçası oldu bile.

5) Dinlerle bilimin barışması:

Uzun zaman dini öğretiler sadece ruhsal inanç ve duygusal deneyimlerle sınırlı kalmıştı. Bilimin ortaya çıkardığı pek çok buluş dini açıdan kabul görmezken, dini pek çok inanç da bilimsel kişiler tarafından “hurafe” olarak görülmüştü. Bu da ortaya bir din ve bilim çatışması çıkarmıştı. Ancak günümüzde Kuantum fizikçilerinin yaptığı pek çok buluş ile dini öğretiler ve tavsiyeler çakışmaya ve bir paralellik göstermeye başladı. Teknolojinin gelişmesi ve atom altı dünyanın daha rahat incelenebilmesi ile pek çok dini rütüelin madde dünyadaki faydaları da anlaşılabilir hale geldi. Ruhani çalışmaların önemi artık hemen hemen her kesim tarafından anlaşılmaya başlandı.

6) Kuantum Bilincinin Yaygınlaşması:

Kuantum bilinci esas olarak bireyleri kurban rolünden çıkararak, bütünün parçası olarak, kendi yaşantısını kontrollü bir biçimde yönetmesini sağlamayı amaçlar. Bilimsel çalışmaların ışığında, kişinin ruhani yanını kucaklamadan gerçekten tam ve bütün olamayacağını gösterir. Kauntum fiziği evrende şans, tesadüf, mutlak kader gibi tanımların olmadığını ispat etmeye başlamıştır. Bu bilincin artması ve yaygınlaşması ile dışarıya parmak uzatmaktan vazgeçerek, yaşamının sorumluluğunu alan ve hatta kendi arzu ettiği şekilde yeniden düzenleyen, birlik bilincine sahip, aşkla ve kabullenişle birbirine yaklaşan bireyler artar. Bu da elbette girmekte olduğumuz yeni dönemin ruhuna uygun olacak bir birlik bilincini açığa çıkarır. Böylelikle tüm evrende var olacak sevgi, anlayış, mutluluk ve dinginlik dolu bir yaşamın tohumlarını atmayı sağlar.




1 Yorum

  1. Şentürk Çelik
    Mar 15, 2017

    Beyza hanım sayfanızı ve yazılarınızı beğendim.Başarılarınızın devamını diliyorum.
    Sevgiyle kalın :)

Yorum Yap