Dikkat: Enerjinizi Çalıyorlar!

Genellikle çoğumuz sahip olduğumuz eşyalar ile duygusal bir bağ kurarız. Hele sevdiğimiz bir eşyaya uzun zamandır sahipsek bu bağ daha da güçlenir. Zaman o eşyaya iyi davranmasa da, bozulmasına veya artık kullanılmayacak hale gelmesine yol açsa da, kişi ile eşya arasındaki bağı güçlendirmek gibi bir yan etkiye sahip.

Eminim hepiniz neden bahsettiğimi biliyorsunuz. Tabi ki sizin böyle bir sorununuz olmayabilir ama olan birilerini mutlaka tanımışsınızdır. Benim hayatımdaki bu konuda en öne çıkan örnek ise eşim. Evin farklı köşelerinde eşimin ortaokul ve hatta ilkokul günlerinden kalma bazı “özel eşyaları” (evliliğimin sağlığı açısından özellikle “ıvır zıvır” demiyorum) yıllardır ısrarla yerlerini koruyorlar. Artık hiç birini kullanmayacak olsa da, sadece geçmişe olan bağlığı yüzünden bu eşyalardan kurtulması hiç kolay değil. Daha da kötüsü buna gönüllü de değil.

Geçtiğimiz günlerde bu konuda ilginç bir olay yaşadık. Uzun uğraşlarım sonucunda bunlardan bazılarını atmak konusunda eşimi ikna edebildim. Bu eskilerin yol açtığı sorunun sadece yer kaplıyor olmaları olmadığını, enerjisini tükettiğini ve yenileri için çevresinde boşluk oluşturmasını engellediğini anlattım.

Başlangıçta, kolay kolay bu kadar seveceği bir T-shirt bulamayacağını öne sürerek dirense de kendisi için kişisel gelişim yolunda önemli bir aşama kaydederek, yaklaşık 15 yıl önce çok severek aldığı ve bugün o zamankinden daha çok sevdiği ama artık giyemediği bir T-shirt’ünü (törenle) çöpe attık. İlk birkaç dakika onun için zor geçti. Ama yaklaşık yarım saat sonra o t-shirt’ün artık evde olmadığını unutmuştu bile. Ben anımsattığımdaysa (kendi kelimeleri ile) “garip bir şekilde t-shirt’ü atmış olmaktan dolayı kendini daha iyi hissettiğini” söyledi. Ertesi gün birlikte sokaktayken bir mağazanın vitrininde çok hoşuna giden bir t-shirt gözüne çarptı ve artık ikimiz de daha mutluyuz. Bir yandan evdeki “eski eşyaların” (evliliğimin sağlığı açısından “süprüntü” demiyorum) sayısı azalmaya başladı, diğer yandan eşim aslında ihtiyacı olmayan eskilerinden kurtularak yenilere yer açmaya başladı. Dahası enerjisini artık kullanılmayacak eşyalara harcamıyor. O da halinden memnun.

Bu sadece evdeki eşyaların eski veya yeni olması ile ilgili bir durum değil. Bunun temeli aslında geçmişte değil, bugünde yaşayabilmeye dayanıyor. Hepimiz geçmişimizle mutlu olmayız ama asıl enerjimizi bugünümüze ve yarınımıza aktarabilmeliyiz. Eşya sadece bir örnek. Artık size bir şey ifade etmeyen alışkanlıklarınızı da eski eşyalarınız gibi hayatınızdan çıkartabilirseniz, bugüne daha uygun, sizin için daha faydalı düşünce yapılarına kavuşabilir ve en önemlisi evrende size ulaşmayı bekleyen yeniliklere, mutluluklara ve sürprizlere kendi etrafınızda yer açabilirsiniz. Ama aklınız ve çevreniz artık geçerliliğini yitirmiş, enerjinizi çalarak adeta sırtınızda bir yük gibi taşıdığınız şeylerle dolu olduğu sürece yenilerine sahip olmanız o oranda zor olacaktır.

Gelin bugün kendiniz için güzel bir şey yapın. Şimdi ayağa kalkın ve son bir yıldır hiç kullanmadığınız birkaç eşyadan kurtulun. Eğer siz de geçmişinize ve anılarınıza bağlı biriyseniz ilk birkaç dakika sizin için zor geçebilir ama emin olun yarım saat sonra kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz. Yenilerinin gelmesi için eskilerden kurtulmak yolunda ilk adımızı atacaksınız, hayatınızı geçmişin anılarının yönetmesine izin vermeyerek yaşamınızın kontrolünü tekrar elinize almak adına insanlık için küçük ama kendiniz için büyük bir adım atmış olacaksınız.




Yorum Yap