<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kişisel Gelişim Rehberi &#187; Nefes</title>
	<atom:link href="http://kisiselgelisimrehberi.com/tag/nefes/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kisiselgelisimrehberi.com</link>
	<description>Kuantum Bilinci ile mutlu, başarılı ve sağlıklı yeni bir yaşam...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 19 Jul 2017 14:16:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Yoganın faydalarına bir de nörobilim ışığında bakmaya ne dersiniz?</title>
		<link>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/yoganin-faydalarina-bir-de-norobilim-isiginda-bakmaya-ne-dersiniz-2?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yoganin-faydalarina-bir-de-norobilim-isiginda-bakmaya-ne-dersiniz-2</link>
		<comments>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/yoganin-faydalarina-bir-de-norobilim-isiginda-bakmaya-ne-dersiniz-2#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2015 16:34:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[beyin gücü]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce gücü]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[kendini tanımak]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes]]></category>
		<category><![CDATA[nörobilim]]></category>
		<category><![CDATA[Olumlama]]></category>
		<category><![CDATA[yoga]]></category>
		<category><![CDATA[yoga yapmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselgelisimrehberi.com/?p=588</guid>
		<description><![CDATA[Güne daha iyi başlayabilmek için, en ideal meditatif yöntemleri bir araya getiren uygulamalar bütünü olarak yogayı kullanıyoruz. Enerjisini doğru yönetmek, zihni ve bedeni arasındaki doğru dengeyi kurabilmek için yogayı tercih eden pek çok kişi, yoga ile kendisini nasıl daha iyi hissettiğini, hayatına yoga girdikten sonra daha iyi, olumlu ve verimli bir insan haline geldiğini söylüyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kisiselgelisimrehberi.com/wp-content/uploads/2015/11/Untitled-design-161.jpg"><img src="http://kisiselgelisimrehberi.com/wp-content/uploads/2015/11/Untitled-design-161.jpg" alt="" title="Untitled design (16)" width="296" height="170" class="alignright size-full wp-image-603" /></a>Güne daha iyi başlayabilmek için, en ideal meditatif yöntemleri bir araya getiren uygulamalar bütünü olarak <strong>yogayı </strong>kullanıyoruz. Enerjisini doğru yönetmek, zihni ve bedeni arasındaki doğru dengeyi kurabilmek için yogayı tercih eden pek çok kişi, yoga ile kendisini nasıl daha iyi hissettiğini, hayatına yoga girdikten sonra <strong>daha iyi, olumlu ve verimli </strong>bir insan haline geldiğini söylüyor. Eğer, henüz yoga ile tanışmadıysanız, bu tavsiyeleri sıklıkla duyuyor olabilir ya da kişisel gelişime yönelik platformlarda yogaya yönlendiren paylaşımlarla karşılaşıyor olabilirsiniz. Gerçek tecrübeleler, kuşkusuz ki çok önemli. Ancak, yoganın insanlara gerçekten iyi gelip gelmediğini belirten bilimsel araştırmalar da var mı? Yoganın faydaları neler; biliyor musunuz? </p>
<p>Sinir sistemi ve moleküler biyoloji gibi alanlarda araştırmalar yapan, aslen sinirsistemi genetiği, biyokimyası gibi konularla ilgilenen nörobilim, <strong>yoganın insanlar üzerindeki etkileri</strong> konusunda da incelemelerde bulunuyor. Eğer yoga ile ilgili bilimsel verileri merak ediyor ve tavsiyelerden çok daha fazlasına ihtiyaç duyuyorsanız, işte nörobilimin yoga ile ilgili görüşleri…<br />
<span id="more-588"></span></p>
<p><strong>Kendinizi ve evreni tanımanın en iyi yolu yoga</strong></p>
<p>Kendinizle baş başa kalıp, nefesinizi, ruhunuzu, duygu ve düşüncelerinizi dinleyerek, kendinizi nasıl hissettiğinizi ve neye ihtiyaç duyduğunuzu anlamaya ve çevrenizdeki diğer canlılarla ortak duygu ve düşüncelerinizi görebilmeye başlamanız, <strong>yogayla mümkün</strong> olur. Kendinize özel oluşturduğunuz bir alanda, kendi iç sesinizin size neler söylediğiyle yüzleşebilir, bu sayede hem kendinize hem de evrene karşı farkındalığınızı artırabilirsiniz. </p>
<p>Bununla beraber, nörobilim yoganın insanların ruhları, bedenleri ve zihinleri arasındaki iletişimsizliğin, evrenle de bir iletişimsizliği meydana getirdiğini öne sürüyor. İnsanların kendilerini anlamaları, ruh, beden ve zihin arasındaki sağlıklı iletişimi kurmaları için de yogaya ihtiyaç duyduklarını belirtiyor. </p>
<p>Ayrıca, insanların evrende yalnızca kendilerinin olduğunu düşünerek yaşamalarının, doğayı, canlılığı göz ardı ederek, evrenin farkında olmadan hayatlarını sürdürmelerinin altındaki nedenin de bu iletişimsizlik olduğunu ifade eden nörobilim uzmanları, aslında insanların da diğer canlılarla aynı özelliklere sahip olduklarını anlayarak, evrenle barışabileceklerini, evreni anlayabileceklerini söylüyorlar. </p>
<p>Dolayısıyla, yoganın faydalarının temelinde “farkındalık”, “anlayabilmek” ve ”görebilmek” yatıyor. Tüm bunlar bir araya geldiğinde, yoga aslınıza ve dünyanıza ışık tutmaya, yaşadıklarınızı sindirerek yaşamaya devam etmenizi sağlıyor. Eğer, henüz yogayı tecrübe etmediyseniz, “farkında olmak”, “anlamak” ve “görmek”, size de iyi gelebilir.</p>
<p><strong>Biyoloji ve yoga ortak kümeleri bulunan birer halka</strong></p>
<p>Yogaya başlamadan önce, bu meditatif yöntemler bütününü kabul etmek, yoga yapmaya ikna olmak için bilimsel verilere ihtiyaç duyan kişiler de olabiliyor. Bu noktada, yoga ve biyolojinin, aslında oldukça geniş bir ortak kümeleri bulunduğuna, nörobilim uzmanları da destek veriyor. </p>
<p>Çünkü yoga, zihin ve özde huzur bulmanın, sağlıklı bir bedenle mümkün olabileceği gerçeğine dayanıyor. Dolayısıyla, kendine özgü oturuş pozisyonları, vücutta kan dolaşımının kaslara etkili bir şekilde nüfuz edebilmesini sağlayan hareketlerle, meditasyonun gerçekleşmesini sağlıyor.  Bu da sinir sisteminin de sağlıklı bir şekilde çalışmasına, omurganın rahatlamasına ve sonuç olarak ağrı ve uyuşukluk gibi sorunların bertaraf edilmesine yardımcı oluyor. Meditasyon yaparken, vücudunuzda herhangi bir rahatsızlık hissetmeden medite olmanın yolu, yoga hareketlerini doğru bir şekilde yerine getirmekten geçiyor.</p>
<p>Siz de yoganın faydaları ile hayatınızda yepyeni bir sayfa açabilir, kendinizi ve evreni keşfetmeye bir an önce başlayabilirsiniz. Yoga ile kendinizi her zaman olduğunuzdan daha iyi, huzurlu ve enerjik hissedebilir, kariyerinizde, sosyal ve özel hayatınızda mutluluğunuzu artırabilirsiniz. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/yoganin-faydalarina-bir-de-norobilim-isiginda-bakmaya-ne-dersiniz-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğru Nefes Alıyor muyum?</title>
		<link>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/dogru-nefes-aliyor-muyum?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=dogru-nefes-aliyor-muyum</link>
		<comments>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/dogru-nefes-aliyor-muyum#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 May 2011 15:19:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Beyza Öncel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselgelisimrehberi.simyadijital.com/?p=67</guid>
		<description><![CDATA[Hepimiz nefes aldığımızı biliyoruz. Ama aldığımız nefes doğru mu bunu nasıl anlayabiliriz? Dünya Sağlık Örgütü (WHO) doğru nefes almayı şöyle tanımlar: - Akciğerlerin dakikada 4-6 litre hava ile doldurmak - Nefesi göğüs ile değil diyaframın aktif bir şekilde dahil olduğu tüm solunum sistemini kullanarak almak - Nefesi burundan alıp burundan vermek - Dakikada 8 kere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hepimiz nefes aldığımızı biliyoruz. Ama aldığımız nefes doğru mu bunu nasıl anlayabiliriz?</p>
<p><a href="http://kisiselgelisimrehberi.simyadijital.com/wp-content/uploads/2011/05/nefes1.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-305" title="nefes" src="http://kisiselgelisimrehberi.simyadijital.com/wp-content/uploads/2011/05/nefes1-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Dünya Sağlık Örgütü (<strong>WHO</strong>) doğru nefes almayı şöyle tanımlar:</p>
<p>-<span> </span>Akciğerlerin dakikada 4-6 litre hava ile doldurmak</p>
<p>-<span> </span>Nefesi göğüs ile değil diyaframın aktif bir şekilde dahil olduğu tüm solunum sistemini kullanarak almak</p>
<p>-<span> </span>Nefesi burundan alıp burundan vermek</p>
<p>-<span> </span>Dakikada 8 kere ve altında nefes alıp vermek<span id="more-67"></span>Doğduğumuz anda hepimiz doğal olarak doğru nefes alabilirken, çoğumuz zaman içerisinde yaşadığımız travmalar ile nefes düzenimizi değiştiririz. Göğüs nefesi almak kolay olduğu için bu değişimden en çok diyaframımız etkilenir. Peki gerçekten <strong>doğru nefes</strong> alıp almadığımızı nasıl öğrenebiliriz?</p>
<p>1)<span> </span>Öncelikle rahat bir şekilde oturun. Üzerinizde sizi sıkan bir kıyafet veya aksesuar olmamasına dikkat edin. Omuzlarınızdaki gerginliği gevşetin ve kollarınızı rahatlatın.</p>
<p>2)<span> </span>Gözlerinizi kapatın</p>
<p>3)<span> </span>Ellerinizden birini göğsünüzün üzerine diğerini karnınızın üzerine koyun.</p>
<p>4)<span> </span>Nefesinizi burnunuzdan alıp burnunuzdan verdiğinizden emin olun.</p>
<p>5)<span> </span>Önce birkaç kere normal nefes alın. Hangi ellerinizin hareket ettiğine dikkat edin. Eğer karnınız hareket ediyorsa bu sizin diyaframınızı da kullandığınızı gösterir. Ancak sadece göğüs nefesi alıyorsanız bu sizin nefesinizi yanlış kullandığınızı gösterir.</p>
<p>6)<span> </span>Durumunuzu bozmadan rahat bir şekilde nefes alıp vermeye devam edin ve 1 dakikada aldığınız nefesi sayın.</p>
<p>Eğer dakikada aldığınız nefes sayısı 18 veya 20 ise endişelenmeyin. Bu tüm dünyadaki genel ortalamadır. Ancak <strong>sağlıklı </strong>ve daha <strong>uzun</strong> yaşamak istiyorsanız nefes sayınızı azaltmak için çalışmaya devam etmelisiniz. Doğru nefes almak bedenimizin tüm organlarının kendini yenileme gücünü arttırtırken aynı zamanda<strong> beden – zihin </strong>ilişkisinin anahtarıdır. Nefesinizi doğru şekilde almaya başladıkça bedensel olarak kendinizi daha <strong>zinde</strong> hissedeceğiniz gibi zihinsel olarak da <strong>sakinlik </strong>ve <strong>dinginlik</strong> bekleyebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/dogru-nefes-aliyor-muyum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bütünsel Nefes</title>
		<link>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/butunsel-nefes?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=butunsel-nefes</link>
		<comments>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/butunsel-nefes#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Apr 2011 20:34:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Beyza Öncel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselgelisimrehberi.simyadijital.com/?p=42</guid>
		<description><![CDATA[Nefes almak hayatın temelidir. Aldığımız nefesin şekli üzerinde kontrol sahibi olmamız, hayatımızı da kontrol altına alabilmeyi sağlar. Hepimiz yaşamımızı ve daha önemlisi kendimizi kontrol altına almak isteriz değil mi? Bunun için öncelikle solunumun nasıl yapıldığının ve neleri etkilediğine bir göz atalım. Detaylı bir şekilde incelendiğinde 5 farklı solunum vardır. Bunlar mide, köprücük kemiği, sırt, diyafram ve kaburga solunumudur. Tüm bu solunumları kabaca üst [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://kisiselgelisimrehberi.simyadijital.com/wp-content/uploads/2011/04/solunum-nefes.jpg"><img class="size-full wp-image-334 alignright" title="solunum-nefes" src="http://kisiselgelisimrehberi.simyadijital.com/wp-content/uploads/2011/04/solunum-nefes.jpg" alt="" width="200" height="200" /></a>Nefes</strong> almak hayatın temelidir. Aldığımız <strong>nefesin şekli </strong>üzerinde kontrol sahibi olmamız, hayatımızı da kontrol altına alabilmeyi sağlar. Hepimiz yaşamımızı ve daha önemlisi kendimizi kontrol altına almak isteriz değil mi? Bunun için öncelikle solunumun nasıl yapıldığının ve neleri etkilediğine bir göz atalım.</p>
<p>Detaylı bir şekilde incelendiğinde 5 farklı <strong>solunum</strong> vardır. Bunlar <strong>mide</strong>, <strong>köprücük kemiği</strong>, <strong>sırt</strong>, <strong>diyafram</strong> ve <strong>kaburga </strong>solunumudur. Tüm bu solunumları kabaca <strong>üst solunum</strong> ve <strong>alt solunum </strong>diye incelemek mümkün.<span id="more-42"></span></p>
<p><strong>Üst Solunum</strong>: Kaburga ile yapılan solunumdur.<strong> Sempatik sinir sistemini</strong> aktive eden bu solunum türü <strong>zihinsel</strong>, <strong>bireysel</strong> ve <strong>ego</strong> ile ilgili faaliyetleri etkinleştirdiği için <strong>eril solunum </strong>olarak da adlandırılır. <strong>Zihinsel </strong><strong>faaliyetleri arttırmak</strong> için kullanılabileceği gibi, aynı zamanda <strong>korku ve endişeyi</strong> de açığa çıkarır. <strong> Savaş</strong> <strong>ya da kaç</strong> duygusu yaratır.</p>
<p><strong>Alt Solunum</strong>: Diyafram ile yapılır. <strong>Parasempatik sinir sistemi </strong>aktive ederek <strong>bütünsel ve duygusal hisleri </strong>açığa çıkarır. <strong>Dişil solunum</strong> olarak da adlandırılır. <strong>Savaşmak yerine yüzleşme ve barış</strong> duyguları verirken, <strong>şefkat</strong> hissini güçlendirir ve <strong>duygusal dengeyi </strong>sağlar. <strong>Yoga</strong> ve <strong>meditasyonda</strong> kullanılan solunum türü alt solunumdur.</p>
<p>Bu solunum türleri için; biri diğerinden daha iyi demek mümkün değildir. Özellikle <strong>dikkatli ve kontrollü</strong> olmamız ve <strong>yoğunlaşmamız</strong> gerektiği durumlarda <strong>üst solunum</strong> yolunu kullanmamız bizim için daha faydalı olacaktır. Aynı şekilde hiçbir şey yapmak istemediğiniz, <strong>hareket isteği kaybettiğiniz</strong> durumlarda da <strong>üst </strong><strong>solunumu</strong> tercih etmek daha sağlıklı sonuçlar verecektir.</p>
<p>Kendinizi <strong>aşırı hırslı</strong>, <strong>sinirli </strong>ve <strong>saldırgan</strong> hissettiğinizde veya <strong>korku</strong>, <strong>endişe</strong> gibi <strong>negatif duygularla </strong>mücadele ettiğiniz durumlarda; diyafram nefesi yoluyla <strong>parasempatik sisteminizi</strong> aktive etmeniz sizin<strong> denge ve uyumu </strong>yakalamanız açısından önemlidir. Ayrıca <strong>alt solunum</strong>; <strong>birlik duygusunu </strong>güçlendirecek ve kendinizi daha <strong>güvende</strong> hissetmenizi sağlayacaktır.</p>
<p>Gördüğünüz gibi farklı solunum yöntemleri, farklı durumlarda daha faydalıdır. Bu yüzden <strong>en doğru solunum</strong>, her iki solumun yöntemini eş zamanlı olarak kullanmamız anlamına gelen; <strong>bütünsel nefes</strong> alabilmektir. Böylelikle siz özel bir çaba harcamadan <strong>denge</strong> rahatlıkla kurulabilecek ve bu eşsiz sistem sizin için en doğru durumda en doğru şekilde çalışacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/butunsel-nefes/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğru Nefes Almak</title>
		<link>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/26?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=26</link>
		<comments>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/26#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Apr 2011 18:42:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Beyza Öncel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselgelisimrehberi.simyadijital.com/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[Hepimiz her gün defalarca nefes alıyoruz. Peki gerçekten doğru nefes alabiliyor muyuz? Yeni doğan bir bebek doğal olarak ve hiç zorlanmadan doğru nefes alıp, minicik bedenine rağmen bütün hastaneyi inletecek kadar yüksek sesle ağlayabilirken biz büyükler nefesimizi o bebek kadar iyi kullanabiliyor muyuz? Çoğunluğumuz zaman içerisinde yaşadığımız duygusal travmalar, stres, yanlış alışkanlıklar, duruş bozuklukları, bilinçaltı enerji [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://kisiselgelisimrehberi.simyadijital.com/wp-content/uploads/2011/04/nefes_teknikleri.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-349" title="nefes_teknikleri" src="http://kisiselgelisimrehberi.simyadijital.com/wp-content/uploads/2011/04/nefes_teknikleri.jpg" alt="" width="135" height="180" /></a>Hepimiz her gün defalarca nefes alıyoruz. Peki gerçekten <strong>doğru nefes</strong> alabiliyor muyuz? Yeni doğan bir bebek doğal olarak ve hiç zorlanmadan doğru nefes alıp, minicik bedenine rağmen bütün hastaneyi inletecek kadar yüksek sesle ağlayabilirken biz büyükler nefesimizi o bebek kadar iyi kullanabiliyor muyuz?</p>
<p style="text-align: left;">Çoğunluğumuz zaman içerisinde yaşadığımız duygusal travmalar, stres, yanlış alışkanlıklar, duruş bozuklukları, bilinçaltı enerji blokajları gibi nedenlerle ne yazık ki, bebekken bildiğimiz doğru <strong>nefes almayı unutuyoruz</strong>!<span id="more-26"></span>Ama biz unutsak da biyolojik bedenimiz muazzam bir sisteme ve kendini tedavi etme yeteneğine sahiptir. Bu gücümüzün ne kadar farkındayız?</p>
<p>Gerçek anlamda performans alabilmek için oksijenin vücudumuza mükemmel bir şekilde dağıtılması gerekmekir. Vücudumuzda oksijene en çok ihtiyaç duyan organ olan beynimiz, yeterli oksijen alamadığında bunu size hissettirmek için elinden geleni yapar. Zihinsel bulanıklık, dikkat ve konsantrasyon azalması, olumsuz düşünceler ve depresyon gibi problemler aslında <strong>bizim için birer uyarıdır</strong>. Üstelik bu uyarıları dikkate almadığımızda sorunlar bunların ötesine geçer ve tüm bedenimize yayılarak biz tehlikeyi farkedene kadar artarak devam eder.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Nefes doğru kullanılmaya başlandığı andan itibaren ise;</p>
<p>•Fiziksel olarak yaşanan pek çok rahatsızlık kaybolmaya başlar ve <strong>enerji artar</strong>.</p>
<p>•Depresyon, öfke, kıskançlık, hırs, intikam gibi duygusal zayıflıklar kontrol altına alınabilir ve ruhsal durum iyileşir. Ayrıca <strong>strese karşı</strong> dayanıklılık geliştirilir.</p>
<p>•Zihin berraklaşır. Beyin kapasitesi daha fazla kullanılır. <strong>Doğru kararları vermek</strong> daha kolay hale gelir.</p>
<p>•Bilinç seviyesi ve <strong>farkındalık artar</strong>.</p>
<p>•İş, okul, sosyal ilişkiler, iletişim, cinsellik, kendini ifade etme gibi hayatın pek çok farklı alanında <strong>verim artar</strong>.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/26/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
