<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kişisel Gelişim Rehberi &#187; beyza öncel</title>
	<atom:link href="http://kisiselgelisimrehberi.com/tag/beyza-oncel/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kisiselgelisimrehberi.com</link>
	<description>Kuantum Bilinci ile mutlu, başarılı ve sağlıklı yeni bir yaşam...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 19 Jul 2017 14:16:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Biz bu bedenli yaşama, kendi ruhsal yolumuzu seçmeye gelmedik mi?</title>
		<link>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/biz-bu-bedenli-yasama-kendi-ruhsal-yolumuzu-secmeye-gelmedik-mi?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=biz-bu-bedenli-yasama-kendi-ruhsal-yolumuzu-secmeye-gelmedik-mi</link>
		<comments>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/biz-bu-bedenli-yasama-kendi-ruhsal-yolumuzu-secmeye-gelmedik-mi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Dec 2016 11:38:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[beyza öncel]]></category>
		<category><![CDATA[dostluk]]></category>
		<category><![CDATA[duygular]]></category>
		<category><![CDATA[hisler]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Kuantum]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam koçu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselgelisimrehberi.com/?p=900</guid>
		<description><![CDATA[Psikolojiye göre insan eyleminin motivasyonu ya acıdan kaçınma ya da hazza ulaşma. Peki neyin bize acı vereceğini veya neyin bize haz vereceğini nereden biliyoruz? Acılarımız ve hazlarımız bize mi ait? Üniversiteye yeni başladığım yıllarda bir kız arkadaşım erkek arkadaşı tarafından aldatılmıştı ve ilişkisi bitmişti. O acı çekerken çok yakın arkadaşları olan bizler de birlikte acı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kisiselgelisimrehberi.com/wp-content/uploads/2016/12/Haftanın-Yazısı-11.png"><img src="http://kisiselgelisimrehberi.com/wp-content/uploads/2016/12/Haftanın-Yazısı-11-300x157.png" alt="" title="haftanin-yazisi-1" width="300" height="157" class="alignright size-medium wp-image-901" /></a>Psikolojiye göre <strong>insan eyleminin motivasyonu</strong> ya acıdan kaçınma ya da hazza ulaşma. Peki neyin bize acı vereceğini veya neyin bize haz vereceğini nereden biliyoruz? Acılarımız ve hazlarımız bize mi ait?</p>
<p>Üniversiteye yeni başladığım yıllarda bir kız arkadaşım erkek arkadaşı tarafından aldatılmıştı ve ilişkisi bitmişti. O <strong>acı </strong>çekerken çok yakın arkadaşları olan bizler de birlikte acı çekiyorduk. (O zamanlar ne empat olduğumu ne de empatın ne olduğunu biliyordum.) Düşünün sevgilim yok, aşık değilim ve aşk acısı yaşıyorum <img src='http://kisiselgelisimrehberi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> )<span id="more-900"></span></p>
<p>Bu ne kadar sürdü bilmiyorum ama bir gün uyandım? Ben neyin acısını yaşıyordum? Peki ilişkisinde zaten <strong>mutlu</strong> olmayan arkadaşım neyin acısını çekiyordu? Bunu arkadaşlarımla birlikte sorgulamaya başladığımda ortaya şu çıktı &#8220;Aldatılmak kötüydü ve acı çekilmesi gerekiyordu.&#8221; Ve &#8220;Eğer dostsan arkadaşının acısını paylaşmalıydın&#8221; <img src='http://kisiselgelisimrehberi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bunlar sadece düşünce kalıplarıydı ve bize bir realite oluşturuyordu.</p>
<p>Birden ben acıdan sıkıldım. Bu kadar dostluğun(!) yeterli olduğunu düşünüp acı çekmeyi reddettim. Ve çok ilginç bir şey oldu. Tüm grubun acısı/yası bitti. Sanki <strong>illüzyon</strong> bozulmuştu ve benim kendi içimde kaldırdığım perde, aynı sanılgıdaki herkesi etkilemişti.</p>
<p>Danışmanlığım sırasında bu olguyu tekrar tekrar gördüm. Çoğumuz &#8220;gerçekten hissettiği <strong>duyguları</strong>&#8221; değil &#8220;hissetmesi gerektiğine inandığı duyguları&#8221; tekrar tekrar yaşıyordu.</p>
<p>O halde yaşadığımız duyguların ne kadarı bize ait? Ne kadarı gerçekten olmak istediğimiz ben&#8217;e, yani ruhumuzun yoluna hizmet ediyor? Ne kadarı &#8220;bize <strong>öğretilen duygular</strong>&#8220;?</p>
<p>Peki, neden gerçekten ne hissettiğimizi öncelikli algılayamıyoruz? Öyle ya kendi <strong>duygularım/hislerim</strong> daha güçlü olmalı mantıken <img src='http://kisiselgelisimrehberi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Gözlemlerime göre bunun nedeni &#8220;kendi duygularımızdan korkmamız&#8221;. Toplumun bize yüklediği genel geçer duygular ile yaşamak, çoğu zaman daha güvenli geliyor. Aynı şeye kızmak, aynı şeye üzülmek, aynı şeye <strong>sevinmek</strong> bizi &#8220;sürüye ait&#8221; hissettiriyor.</p>
<p>Öyle ya, &#8220;ya hissetmeye izin verdiğimde içimden, topluma uygun olmayan bir <strong>duygu</strong> çıkarsa?&#8221;. Ya &#8220;iyi, doğru olmak adına&#8221; tanımladığım değer ve ahlak tanımlarını ben seçmediysem? Ya kendimden ummadığım bir şehvet, hırs, öfke duyguları önüme dökülürse? Ya istemem gerektiği öğretilen geleceği aslında istemiyorsam?</p>
<p>Çoğu zaman gerçek duygularımızdan korkuyoruz. Bu yüzden de hissetmekten vazgeçiyoruz. Görmezden gelmeyi <strong>alışkanlık</strong> haline getiriyoruz. Bize ait olmayan duygularla, güvenli bir hayat sürmeyi, kendi hislerimizin doğrultusunda, kendisiyle barışık, özgür bir birey olmaya tercih ediyoruz.</p>
<p>İşte o noktada ruhumuz devreye giriyor. &#8220;Bizim yolumuz bu değil&#8221; diye çığlık atıyor içimizde&#8230; Ve biz &#8220;yapmamız gerekeni yaptığımız halde&#8221; kendimizi sıkışmış hissediyoruz. Ve yine güvenli olanı yapıyoruz. Suçu dışarıya atıyoruz. Hep &#8220;tam <strong>mutlu </strong>olacağız ama ah bu şartlar/çevre&#8221; hissi ile yaşıyoruz.</p>
<p>Oysa biz bu bedenli yaşama, kendi <strong>ruhsal</strong> yolumuzu seçmeye gelmedik mi? Kendi hislerimizi görmezden gelerek içimizde var olduğuna inandığımız canavar kadar, kötü değiliz hiçbirimiz&#8230; Özgürlüğümüzü içimizde ve dışımızda başkalarına vermekteki bu ısrarımız, sadece kendi hislerimizi dinlemekten korkmamızın sonucu olmasın?</p>
<p>Sadece kendi hislerimi ve duygularımı dinleyip, ruhumun bana gösterdiği yolda ilerleseydim, bu yol beni <strong>nereye</strong> götürürdü?</p>
<p>Aklımda deli sorular&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/biz-bu-bedenli-yasama-kendi-ruhsal-yolumuzu-secmeye-gelmedik-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir şeyi umutsuzca çok istediğinizde, almayın!</title>
		<link>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/bir-seyi-umutsuzca-cok-istediginizde-almayin?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bir-seyi-umutsuzca-cok-istediginizde-almayin</link>
		<comments>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/bir-seyi-umutsuzca-cok-istediginizde-almayin#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Oct 2016 19:38:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[beklenti]]></category>
		<category><![CDATA[beyza öncel]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[istek]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam koçu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselgelisimrehberi.com/?p=868</guid>
		<description><![CDATA[Bu size tezat gibi görünecektir. Ancak değildir. Nerede bir vazgeçilmez var, nerede bir çok isteme, aşırı heyecan var, bilin ki orada bir yokluk bilinci vardır. O çok istemenin altında o şeye &#8220;ihtiyaç&#8221; duyma vardır. Bu sağlıklı bir istek değildir. Yokluk bilinci ile elde edeceğiniz şeyler ya uzun soluklu olmaz, ya da umduğunuz kadar sizi mutlu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kisiselgelisimrehberi.com/wp-content/uploads/2016/10/Untitled-design-23.png"><img src="http://kisiselgelisimrehberi.com/wp-content/uploads/2016/10/Untitled-design-23-300x157.png" alt="" title="untitled-design-23" width="300" height="157" class="alignright size-medium wp-image-869" /></a>Bu size tezat gibi görünecektir. Ancak değildir. Nerede bir vazgeçilmez var, nerede bir çok isteme, aşırı heyecan var, bilin ki orada bir yokluk bilinci vardır. O çok istemenin altında o şeye <strong>&#8220;ihtiyaç&#8221; </strong>duyma vardır. Bu sağlıklı bir istek değildir. Yokluk bilinci ile elde edeceğiniz şeyler ya uzun soluklu olmaz, ya da umduğunuz kadar sizi mutlu etmez. </p>
<p>Çok açsanız mesela, hemen yemek yemeyin. Ufak bir şeyler atıştırıp dengelenebilirsiniz. O kişiyi çok istiyorsanız eğer, onsuz da <strong>&#8220;mutlu, huzurlu, güvende&#8221;</strong> olacağınızı ruhunuza, zihninize, bedeninize anlatana kadar adım atmayın. O işi çok istiyorsanız eğer, kendinize bu ve bunun gibi nice işe layık olduğunuzu hatırlatın. O eşyayı, kıyafeti, objeyi çok istiyorsanız eğer, bekleyin. Gerçekten ihtiyacınız olmadığını fark edin. <span id="more-868"></span></p>
<p>Zira iş bir kere ele geçirme ile bitmez; hatta daha yeni başlamıştır. Çok açken yediğinin kontrolsüz yemek midenizi rahatsız edebilir. Çok tutku ile başladığınız ilişki, sizi olmadık <strong>beklentilere</strong> sürükleyebilir. Büyük bir heyecanla başladığınız işinizde, kendinizi ispatlamak ve elde tutmak adına kendinizden fazlasını verebilirsiniz. Sakin olun dengelenin; var olan her şeyin zaten sizin için, zaten sizin doğal hakkınız olduğunu hatırlayın. Tüm isteklerinizin bolluk bilinci içerisindeyken size kolaylıkla akacağını unutmayın. </p>
<p>Bu yaşam, ruhunuzun yolculuğudur. O <strong>bolluk</strong> bilincinin farkındadır. Bir şeyi çok istiyorsanız eğer, bunun zihninizden, nefsinizden geldiğini unutmayın. Nefes alın. Çiçekleri, denizleri, göğü izleyin. Evrenin küçücük bir parçası olmanıza rağmen tanrının nefesini taşıdığınızı hatırlayın. Bekleyin ve dengelenin. Sonrasında her şeyi isteyebilir ve alabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/bir-seyi-umutsuzca-cok-istediginizde-almayin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beni ben yapan tüm deneyim ve aracılara minnet ve şükranlarımla</title>
		<link>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/beni-ben-yapan-tum-deneyim-ve-aracilara-minnet-ve-sukranlarimla?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=beni-ben-yapan-tum-deneyim-ve-aracilara-minnet-ve-sukranlarimla</link>
		<comments>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/beni-ben-yapan-tum-deneyim-ve-aracilara-minnet-ve-sukranlarimla#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Oct 2016 14:14:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[beyza öncel]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[tecrübe]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam koçu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselgelisimrehberi.com/?p=865</guid>
		<description><![CDATA[Geçmişimizi &#8220;kaba, mutsuz ve karamsar&#8221; olmak için bahane olarak kullanabiliriz. En nihayetinde, yaşam denen yolda, hepimiz kendi cennetimizi görmüş, kendi cehennemimizden geçmişizdir. &#8220;Benim kalbim kırılmadı&#8221;, &#8220;ben ihanete uğramış hissetmedim&#8221;, &#8220;ben yalnız, mutsuz ve umutsuz hissetmedim&#8221; diyen olduğuna inanmıyorum. Tüm bu duygular insan için&#8230; Aynı şekilde &#8220;ama benim acılarım farklı&#8221;yı da hepimiz düşünmüş olabiliriz. Oysa istediği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kisiselgelisimrehberi.com/wp-content/uploads/2016/10/Untitled-design.png"><img src="http://kisiselgelisimrehberi.com/wp-content/uploads/2016/10/Untitled-design-300x157.png" alt="" title="untitled-design" width="300" height="157" class="alignright size-medium wp-image-866" /></a>Geçmişimizi <strong>&#8220;kaba, mutsuz ve karamsar&#8221;</strong> olmak için bahane olarak kullanabiliriz. En nihayetinde, yaşam denen yolda, hepimiz kendi cennetimizi görmüş, kendi cehennemimizden geçmişizdir.<span id="more-865"></span></p>
<p>&#8220;Benim kalbim kırılmadı&#8221;, &#8220;ben ihanete uğramış hissetmedim&#8221;, &#8220;ben yalnız, mutsuz ve umutsuz hissetmedim&#8221; diyen olduğuna inanmıyorum. Tüm bu duygular insan için&#8230; Aynı şekilde &#8220;ama benim acılarım farklı&#8221;yı da hepimiz düşünmüş olabiliriz. Oysa istediği oyuncak elinden zorla alınan bir çocuk ile, vazgeçmek istemediği bir şeyden vazgeçmek zorunda kalan bir yetişkinin acısı aynıdır. Söz konusu <strong>&#8220;acı hissetmekse&#8221;</strong> senin ki mantıklı acı, onun ki mantıksız acı yoktur. Olsa olsa <strong>&#8220;ben olsaydım üzülmezdim&#8221;</strong> ler vardır&#8230;</p>
<p>Ancak farkı bu yaşadıklarımız değil, yaşadıklarımızdan nasıl çıktığımız belirler. Bir dostumuzun ihanetine uğradıysak mesela &#8220;bir dahaki sefere sınırımı buraya koyacağım&#8221;, &#8220;bu kişiyi hayatımın burasına koyacağım&#8221; veya &#8220;benim sınırım burası, olmak istediğim ben bu&#8221; şeklinde de bir ders çıkarabiliriz; &#8220;insanlara güvenilmez&#8221; şeklinde de.. Veya bir aşk acısı yaşadıysak eğer, &#8220;aşk acıdır&#8221; deyip kalbimizi de kapatabiliriz; o mutlu edeceğimiz kişiyi aramaya (aktif arama olması gerekmez; kalbi kapatmamak da aramaktır) da devam edebiliriz. Çıkardığımız ders ise bir sonraki deneyimimizin tohumu olacaktır.</p>
<p>Hepimizin canı yandı; hepimiz yara aldık; hepimiz üzüldük&#8230; Ancak insan zihni, ruhu ve bedeni kendini onaracak şekilde tasarlanmıştır. ( bir yerimiz kesildiğinde, hiçbir şey yapmasak bile bedenimiz iyileştirmeye çalışır o yarayı)<br />
Asıl soru duygusal, zihinsel, ruhsal yaralarımızı, <strong>&#8220;acılarımızı bahane ederek, yaşama karışmamak&#8221; </strong>için kullanacak mıyız? Yoksa tüm bu acıları, öğrenmemizi sağladığı için kucaklayıp, serbest bırakıp kendimizi yeni deneyimlere bırakacak mıyız?<br />
Kendimizi koruduğumuzda, acı yaşamadan, risk almadan hayatımızı sürdürdüğümüzde, ömrümüzün sonbaharında ( hepimizin çok çok yaş alarak yolculuğu tamamlamasını diliyorum) kendimizi deneyimlerimizden tatmin olmuş, bilge yetişkinler olarak hissedebilir miyiz?</p>
<p>&#8220;Ben acı ve mutlulukla, yaşama karışmayı, korkularımı bir yana bırakarak, denemeyi ve öğrenmeyi seçiyorum. Gelecek tüm deneyimi andaki zihnim, ruhum, bedenim ve duygularımla kucaklamaya hazırım.</p>
<p><strong>Beni ben yapan tüm deneyim ve aracılara minnet ve şükranlarımla&#8230;&#8221;</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/beni-ben-yapan-tum-deneyim-ve-aracilara-minnet-ve-sukranlarimla/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevmek, Sahiplenmek, Sahip Olmak 3 &#8211; SAHİP OLMAK (Bölüm 2)</title>
		<link>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/sevmek-sahiplenmek-sahip-olmak-3-sahip-olmak-bolum-2?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sevmek-sahiplenmek-sahip-olmak-3-sahip-olmak-bolum-2</link>
		<comments>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/sevmek-sahiplenmek-sahip-olmak-3-sahip-olmak-bolum-2#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Sep 2016 15:14:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[beyza öncel]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[sahip olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam koçu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselgelisimrehberi.com/?p=852</guid>
		<description><![CDATA[Sahip olmaya çalıştığınız şey bir bitki yada hayvan ise, dikkatinizin sizde mi onda mı olduğundan ayırım yapabilirsiniz. İyi bakamadığınız bir çiçek yada bir hayvanı inatla beslemeye çalılıyorsanız, içsel amacınızın &#8220;sahip olmak&#8221; olduğunu anlamalısınız. Bu durum sahip olana da sahip olunana da eziyet getirecektir. Her ne kadar &#8220;aynı bizim gibi&#8221; HÜR İRADEYE sahip olduklarını bilsek de, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kisiselgelisimrehberi.com/wp-content/uploads/2016/09/Untitled-design-341.png"><img src="http://kisiselgelisimrehberi.com/wp-content/uploads/2016/09/Untitled-design-341-300x157.png" alt="" title="untitled-design-34" width="300" height="157" class="alignright size-medium wp-image-853" /></a>Sahip olmaya çalıştığınız şey bir bitki yada hayvan ise, dikkatinizin sizde mi onda mı olduğundan ayırım yapabilirsiniz. İyi bakamadığınız bir çiçek yada bir hayvanı inatla beslemeye çalılıyorsanız, içsel amacınızın <strong>&#8220;sahip olmak&#8221;</strong> olduğunu anlamalısınız. Bu durum sahip olana da sahip olunana da eziyet getirecektir.</p>
<p>Her ne kadar &#8220;aynı bizim gibi&#8221; <strong>HÜR İRADEYE</strong> sahip olduklarını bilsek de, bana göre yaşamın en büyük trajedisi &#8220;bir insana sahip olmaya çalışmak&#8221;tır.</p>
<p>Üstelik bu eziyeti genellikle en yakın gördüklerimize yaparız. Eşimize, partnerimize, çocuklarımıza, yakın arkadaşlarımıza, vs&#8230;<span id="more-852"></span></p>
<p>Bir kişiye <strong>sahip</strong> olduğumuz yanılgısına düştüğümüzde, o kişiyi artık enerji alanımızın içerisinde ve bize ait bir uzuv gibi algılamaya başlarız. Bizim uzuvumuz olarak, beklentilerimiz yükselir. Kendileri olup, tatminkar bir yaşam süreceklerine, bizim yapacağımız gibi yapmalarını, bizi temsilen davranmalarını bekleriz (ve bilinç durumunun düşüklüğüne göre zorlarız.)</p>
<p>Bir şeye sahip olduğumuzda, onu sahip olduğumuz şeklinden değişmemesi, önem kazanır. Artık <strong>&#8220;o bizimdir&#8221;</strong> ve &#8220;biz izin vermeden&#8221; değişemez, yok olamaz. Kavgamız sadece dışarıdan gelene değil, aynı zamanda sahip olunana karşıdır. Bu nedenle sahip olunduğu sanılan şey bir canlı ise, bize bizim istediğimiz gibi davranmadığında, bunun nedenini anlamaya çalışmak yerine, ona karşı öfke duyarız. Bilinç durumu düşük ise bu sahip olunana ceza verme, zarar vermeye bile gidebilir. Egomuz bu durumu çoğu zaman <strong>&#8220;sevgi&#8221;</strong> ile açıklamaya çalışsa bile, bu &#8220;sahiplenme&#8221; bile değildir. Sevdiklerine zarar veren kişiler, aslında o kişilere &#8220;sahip olmadıkları&#8221; gerçeği ile yüzleşemeyen kişilerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselgelisimrehberi.com/genel/sevmek-sahiplenmek-sahip-olmak-3-sahip-olmak-bolum-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
