Aracılar harikadır… Yaşam muhteşemdir…

Bazen bir insanı ilk gördüğünüzde, gözlerine ilk baktığınızda, ilk duyduğunuzda, ilk iletişime geçtiğinizde, ruhunuzun o ruh ile özel bir bağı olduğunu hissedersiniz.

Kimi zaman sevgi duygusudur öne çıkan, kimi zaman merak… Kimi zaman ise irrite edici gelmesine rağmen bir çekilme hissi…

Devamını oku

Lütfen GÖR BENİ !!!

Hepimizin tek bir isteği var aslında görülmek ve varlığımızın kabul edilmesi. İyi/kötü, doğru/yanlış görülmek bile bundan sonra geliyor.

Sanki hiçbirimiz varlığımızdan emin olamıyoruz, gözlemci olmadığında. Var olmam için benim varlığımı görmen gerekiyor. Bu yüzden düşmanımızdan çok biz yokmuşuz gibi davrananlar yaralıyor benliğimizi…

Lütfen gör beni…

Bedenimi gör… Bu yüzden bazen giyinip süslenerek, bazen tam tersine bedenimizi itici hale getirerek fark edilmeye çalışıyoruz aslında… İnsan “acaba bedenini en sıradışı hale getirenler, en çok görülmek istenenler mi?” diye düşünüyor. Acaba kendi bedenine zarar verenlerin sorumluluğu, biz onları zamanında göremedik diye biraz da biz de mi?

Devamını oku

Yalnızlık

Bir teorim var. Yalnızlık, biz insanları içeri almayınca artan bir duygu sanki…

Bunun en önemli nedeni ise “üzülme korkusu” gibi geliyor bana… Oysa üzülmek de bize “tutunduklarımızı” gösteren bir duygu… Hani layığıyla üzülünce; duyguyla kavga etmeyince akıp geçiyor sanki… “Olsun ne yapayım; en kötü biraz üzülürüm” noktasına geldiğimizde sanki insanları daha çok tanıyıp, gönülden yakınlaşabiliyoruz.

Devamını oku

İnsan sürekli seçim yapan bir varlık

Aslına bakarsanız her an nefes almayı bile seçiyoruz özünde… Seçim yapmak bize özümüzdeki gücü hatırlatır. Ancak bilinçli bir seçim halinden ancak her bir seçenek için izinliysek söz edebiliriz.

Bugün “yapmak zorunda olduğunuz şeyleri” bir düşünün… Hiçbirini yapmak zorunda olmadığınızı fark edin. Yataktan çıkmak zorunda değiliz; işe gitmek zorunda değiliz; nefes almak zorunda bile değiliz…

Yolumuz her ne ise onu kendimiz seçtik. Belki uzun vadedeki getirileri için (işe gitmek istemiyorum ama gelir üretmek istiyorum), belki sevdiklerimiz için, belki anlık keyifler için… Ama biz seçtik… Hatta seçiyoruz…

Ve o, şu, bu suçlu değil hiçbir şeyde… Biz kendi seçimlerimizin sonucunu yaşıyoruz. (Belki eylemsel düzeyde, belki düşünsel, duygusal düzeyde yaptık bu seçimleri…) O halde sorumluluğu da (sorumluluk, kendini suçlamak, yargılamak değildir. Hatta tam tersidir.) alabiliriz… Yani her tür “-meli;-malı” mızın yerine “seçiyorum” diyebiliriz. Seçtikçe, güçleniriz…

“Ben kendi seçimlerimi yapmaya ve bunu fark etmeye izinliyim. Yaptığım seçimler “ben” değildir. Seçimlerim beni yaratır ama sonuçları benim değerliliğimi göstermez. Eğer sonuçlarından memnun değilsem, yeni bir “seçim” yapmaya da izinliyim. Ben değerli ve önemliyim. “

Devamını oku

Biz bu bedenli yaşama, kendi ruhsal yolumuzu seçmeye gelmedik mi?

Psikolojiye göre insan eyleminin motivasyonu ya acıdan kaçınma ya da hazza ulaşma. Peki neyin bize acı vereceğini veya neyin bize haz vereceğini nereden biliyoruz? Acılarımız ve hazlarımız bize mi ait?

Üniversiteye yeni başladığım yıllarda bir kız arkadaşım erkek arkadaşı tarafından aldatılmıştı ve ilişkisi bitmişti. O acı çekerken çok yakın arkadaşları olan bizler de birlikte acı çekiyorduk. (O zamanlar ne empat olduğumu ne de empatın ne olduğunu biliyordum.) Düşünün sevgilim yok, aşık değilim ve aşk acısı yaşıyorum :) )

Devamını oku

Diyor ki: Çok yalnızım benimle sohbet eder misin?

Diyor ki: Çok yalnızım benimle sohbet eder misin?

- Yalnızlığın ile ilgili mi konuşmak istiyorsun?
- Hayır ne olursa…

- Benim bu sohbetten keyif alacağımı mı düşünüyorsun?
- İnsanlar ….. (olumsuz yargılar); sen iyisin…

- Evet ben iyi biriyim. Sana durduk yere zarar vermem. Ama neden seninle sohbet edeyim?
- Bana kıyamazsın….

- Yani iyi niyetli olduğum için “hayır demeyi bilmediğime” mi inanıyorsun?
- Yani sadece sohbet.. Çok yalnızım. İnsanlar beni anlamıyor.. (vs) insanlar ….( olumsuz yargı)

- Yani insanları anlamıyorsun ve onları küçümsüyorsun…
- Hayır tabi insanları severim.

- Sanmıyorum. Mesela benim sohbetten nasıl keyif alacağımı önemsemiyorsun. Dikkatin ne alabileceğinde… Birşey vermeyi önemsemiyorsun.

Devamını oku

Dünyaya bir mesajım var…

Hayat hep iyi davrandı bana… Yoo, yanlış anlamayın hep çicek, böcek sunmadı. Sağlam tek bir tokatıyla yere yıktığı günleri de bilirim. Ama çok dolu bir yaşam deneyimi yaşadım bu vesileyle… (Yet’sin… Artık keyifle öğrenmeyi seçiyorum.)

İnsanlar çok güzel davrandılar bana… Sağlam kazık atanlar da oldu; başarılı tuzak kuranlar da… Ama çok nefis şeyler öğrendim vesileleri ile… (Yet’sin; artık güzel insanlarla nezaket ve sevgi içinde öğrenmeyi seçiyorum.)

Devamını oku